SORULARI OKUMA STİLİNİZ NE OLMALI?

Süleyman BELEDİOĞLU

instagram/bonushoca

www.bonushoca.com

Soruları okuma stili aslında bir soru çözüm tekniği olmayıp, her öğrencinin mutlaka uymak zorunda olduğu temel performans kuralıdır.

Burada ele alacağımız soruları okuma stili, beyin temelli öğrenme alanında yapılan çalışmaların bize işaret ettiği önemli noktaları içermektedir.

Göz ardı edilmemesi gereken şey beynimizin gözden ve kulaktan gelen uyaranları, üç boyutlu görüntüleri, yazdıklarımızdan aktarılan bilgileri hangi kurallara göre depoluyor ve hatırlama gerektiğinde nasıl hatırlıyor.

İşte bütün bunlar nörobilim ve eğitim bilim alanında yapılan bütünleşik çalışmaların sonucunda cevabını bulmuştur.

Özellikle sınav anı, yeni bir şey öğrenme anı olmayıp, eski öğrendiklerimizi hatırlama, üstelik de çok kısıtlı zamanda hatırlama gibi zor bir performans anıdır.

O halde sınav anında soruları “beynin hatırlama kuralları”nı dikkate alarak okumak zorundayız.

Öğrenciler sınav anında soruları şu iki yöntemi bir arada kullanarak okuyor:

I. İçimizden okuma stili

II. Sınav anı sesli okuma stili

İÇİMİZDEN OKUMA

Bilimsel çalışmalar, “bir metni (soruyu) içimizden okuduğumuzda, sadece okuduğumuzu anlarız” diyor.

Peki bu önemli mi? Evet önemli!

Çünkü soruyu okumaya başlarken ilk amaç sorunun neyi istediğini yani sorunun kendisini anlamaktır. Bunun için de öncelikle soruyu içimizden sadece gözlerimizle okumak zorundayız.

Diğer yandan gözlerimizle, içimizden okuduğumuzda sadece okunana odaklanıldığı için; okuma hızı sesli ve sesli sayılan okumalara göre, 600 sözcük daha fazladır.

SINAV ANI SESLİ OKUMA STİLİ

Öncelikle sınav anı sesli okuma, beynin kuralları açısından nasıl uygulanabilir?

Yapılan araştırmalara göre; hiç ses çıkarmadan sadece dudak kıpırdatarak soruyu okuduğumuzda beynimizin işitme bölgeleri tepki vermekte ve beynimiz sorunun istediği bilgiyi işitme bölgelerinde aramaktadır. Yani dudak kıpırdatarak okumayı beynimiz sesli okuma olarak algılıyor ve ona göre tepki veriyor.

Soruyu gözlerimizle okuduğumuz için beyin sorunun istediği bilgiyi eş zamanlı olarak beynin görme bölgelerini de tarayarak bulmaya çalışmaktadır.

Bu şu anlama geliyor: Sınavda bir soruyu dudak kıpırdatarak okursak beyin hem görsel hafıza, hem de işitsel hafızayı aynı anda devreye sokarak doğru cevabı bulmaya çalışıyor.

Düşündüğümüz zaman bu muhteşem bir şey. Fakat yapılan araştırmalar bu yöntemin bütün sorularda kullanılmasını sakıncalı görüyor ve tavsiye etmiyor.

Çünkü bu alanda yapılan çalışmalar, aynı metnin (sorunun) sesli ya da sadece dudak kıpırdatarak okunması durumunda, metinden daha fazlasını anladığımızı, ama sesli okumada dikkatimizin telaffuz biçimi ve diğer anlamlara kayması nedeniyle, bu tarz okumanın içimizden okumaya göre daha yavaş olduğunu göstermektedir.

Peki bu durumda öğrenciler hangi yöntemi kullanmalı?

Öğrencilerin öncelikle, soruları sessiz okuma becerilerini geliştirecek şekilde çalışmaları gerekmektedir. Böylece hem hız kazanmış olacaklar, hem de sorunun ne istediğini daha iyi anlayacaklardır.

Dudak kıpırdatarak okumaya ise sadece çözmek üzere oldukları ve küçük bir ipucuna ihtiyaç duydukları sorularda başvurmalarını tavsiye ediyoruz. Böyle bir durumda, yani dudak kıpırdatarak okuma durumunda, beyin doğru cevabı çok geniş bir alanda arayıp zaman kaybedecek belki ama doğru cevabı bulma ihtimali de artacaktır.

Hiç anlamadıkları bir soruda bu yöntemi kullanmaktansa o soruyu boş bırakıp sonra bakmaları daha yararlı olacaktır.

Her durumda başarılı olmanız dileğiyle…

www.bonushoca.com

instagram/bonushoca

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir