YETENEKLİ OLMAYI BAŞARMAK

Bazıları yetenekli doğar, bazıları yetenekli olmayı başarır.

       Sizce bunun hangisi daha avantajlıdır?

       Yeteneklerimiz mi bizi geliştirir, yoksa biz mi geliştirdiğimiz yeteneklerimizin üzerinde yükseliriz?

       Hazıra konmak mı iyidir, yoksa tırmalayarak yükselip elde etmek mi?

       Var olanı kullanmak ve geliştirmek çoğu durumlarda yetenek istemez. Azim ister, çalışkanlık ister, inanç ister, istikrar ister.

       Yetenekli doğanların çok büyük bir kısmı, bu yeteneklerinin gölgesinde bir ömür dinlenerek geçirirler zamanlarını.

       Yeteneklerini, çalışkan kimliklerinden alanlar ise her fırsatı değerlendirmek için daima tetikte yaşarlar. Her şeyi fark edip, ona ilişkin çözümleri en kısa süre içerisinde geliştirirler.

       Yeteneklilerin bir kısmı bu yeteneklerini hiç kullanmaz, bir kısmı kullanır, elde eder ama bunları koruyamaz. Bir kısmı ise kolayca çıktıkları zirveden hızla düşüş yaşarlar.

       Yetenekli olmayı başaranlar ise; tırmanarak yükseldikleri yerden hiç düşmezler, hep orada kalırlar ve hep gündemde olurlar. Daima çalışkan ve tedbirli olurlar. Başarı grafikleri istikrarlı bir şekilde yükselir.

       Bir kitapta okumuştum, Çin dilinde “sorun” kelimesi yokmuş. Çinliler “sorun” yerine “FIRSAT” kelimesini kullanırlarmış.

       Çinliler, bizlerin sorun diye nitelediği durumu “kriz” ve krizin tanıdığı fırsatlar olarak nitelendirirler.

       Krizleri, fırsatlara çevirenlerin çoğu yetenekli olmayı başaranlardır aslında.

       Büyük liderler de bunların arasından çıkar. Çünkü liderlik saman alevi gibi yanıp sönmek değildir. Belki de asırlarca gündemde kalabilmektir.

       Fransızların, Amerikalıların, Türklerin ve daha bir çok milletin saygın liderleri hep yetenekli olmayı başaranlar arasından çıkmıştır. 

       Ford arabaların sahibi Henrry Ford 1929 dünya ekonomik bunalımını bir sorun olarak görmeyip, bu krizi “fırsat” olarak algılayarak piyasadan değeri düşen hisse senetlerini toplar. O zaman sıradan bir vatandaş olan Ford, bugün bir dünya devi olan Ford firmasını kurar.

       Kriz daima içinde bir fırsatla gelir. Önemli olan bu fırsatı yakalayabilmektir.

       Bugün öğrencilerin deneme sınavlarından sonra alacakları kötü sonuçları, bu durumdan kurtulmak için bir fırsat olarak algılamaları da böyle.

       Eğer öğrenci, karşılaştığı bir kötü sınav sonucunu çalışacağı konuları gösteren bir pusula olarak algılarsa sorunu fırsata dönüştürmüş olacaktır.

       Unutulmaması gerekir ki, olumsuzlukları lehe çevirmek ve olumsuz durumlardan yararlanmak bütün dahilerin önde gelen özelliğidir. Ve bütün insanlar potansiyel dahi oldukları için insandırlar.

       Sağlıcakla kalınız.

                                                         Süleyman BELEDİOĞLU

www.bonushoca.com

www.facebook.com/suleymanbeledioglu

Not: Kaynak kullanarak bu yazımızı tüm sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir