VERİMLİ ETÜT

Etüt nedir? Etüt etmek nedir? Neden bu öğrenciler hep etüt alır? Neden ders yetmez de mutlaka bir de etütten geçer her öğrencinin yolu?

Ve neden etütler çare değil bu öğrencilere? Neden öğretmenler onca etüt saatine rağmen öğrencilerine bir türlü öğretmeyi başaramazlar?

Soralım, soralım, soralım daha yüzlerce binlerce soruyu soralım, ama doğru yanıtı bulmadıktan sonra ne işe yarar bütün bu sorular?

Sınavlar yaklaşınca ilkbahar-yaz indirimli suçlama kampanyası da başlıyor evde, okulda, kursta.

Öğrenci; öğretmenini, dershanesini bazen ailesini…

Aile; çocuğunu, öğretmenini, okulunu, dershanesini…

Dershane, öğrenciyi, aileyi, okulunu suçlamaya başlıyor.

Hem de peşin ve indirimli bir suçlamayla.

Oysa bundan kimseye bir fayda sağlanamadığı gibi, öğrenciye de oldukça çok zarar vermektedir.

Bakın biz de başladık, onu bunu, o kesimi bu kesimi suçlamaya. O zaman hemen konumuza dönelim. Sezon rüzgarlarına kapılmayalım biz de.

Etüt nedir? Öncelikle buna bir bakalım:

Etüt; bir konuyu irdelemek, incelemek, onu taraflar açısından (öğretmen-öğrenci) ele almak, o konu ve konuyu anlamak, hakkında bir sonuca ulaşmaktır.

Yani, etüt, bir anlatma ve dinleme olayının gerçekleştiği “edilgin ders dinleme” hali değildir zihinlere öncelikle bu kazınmalıdır.

Dersi dinleyen öğrenciye, aynı dersi bir kez daha anlattırabilirsiniz. Bunu en çok üç kez yaptınız diyelim. Peki o ardı arkası kesilmeyen ve ders anlatmaktan hiçbir farkı olmayan uygulamalardan ne bekliyor olabiliriz ki? Yol yanlış, yöntem yanlış, gidişat yanlış. Bu uygulamaya umut bağlayanın da geleceği yanmış.

Öğrenci ve öğretmenin büyük bir hevesle konuyu ilk işledikleri derste bu konu anlaşılmaz ise, öğretmenin etüt adı altında ikinci kez anlattığı derse “zaten daha önce anlatmıştım” psikolojisi ve düşük hevesle başlaması, yine öğrencinin de “zaten daha önce dinlemiştim” anlayışı ile derse katılması, iyi bir sonuç alınmasını daha baştan engellemektedir.

İki düşük performanstan bir mükemmeli yakalamaya çalışmak çok boş bir hevestir. Biz böyle düşünüyoruz. Eğitim bilimi böyle diyor.

Yanlış uygulanıyor yanlış! Bu etütlere, etüt değil “tekrar dersi” denilmeli. Etüt öyle, konuyu bir kez daha anlatmak olayı değildir. Ne yapıyorsak, ne uyguluyorsak öğrenciye onu doğru tanıtalım.

Peki bunun doğrusu nedir?

Öncelikle etüdün kurallarına bir bakalım:

I. Etüt, o konunun, o öğrenci açısından irdelenmesi, etüt edilmesidir.

II. Etüt, yapılan irdeleme, inceleme ve araştırmalarla öğrencinin anlamadığı noktaları ve bunların nedenlerinin saptanmasıdır.

III. Etüt, hangi problemin, öğrenciden, hangi problemin öğretmenden kaynaklandığının saptanmasıdır.

IV. Etüt, öğrencinin konulara ilişkin sorununun “ne yapılması halinde” ortadan kaldırılacağının saptanmasıdır.

V. Etüt, anlaşılamayan o konunun önceki bağlantılarının kurulup oradaki sorunların giderilmesidir.

VI. Etüt, bilginin, öğrenilmiş bilgiye dönüştürülüp, dönüştürülmediğinin etüt edilmesidir.

VII. Etüt, bilgilerin sistematik olup olmadığının etüt edilmesidir.

ETÜTTEN VERİM ALMAK İÇİN:

Öğrencinin etüde gelirken; mutlaka etüt aldığı konuya ve onun önceki bağlantılı konularına çalışması ve nereleri, neden ve ne kadar anlamamış olduğunu saptaması gerekir.

Öğretmenin de öğrencisini, etüt alan o öğrenciyi ve sınav sonuçlarını etüt edip, incelemesi ve o konuyu nasıl sunacağını saptaması gerekir. Öğretmen o öğrenciye daha önce anlattığı dersi ve kapsamını incelemelidir. Eksik bıraktığı yerleri etütte ele almalıdır.

Buna nereden vakit bulacağız? şeklindeki bir yakarma, bu bilimsel gerçekliği değiştirmeyecek ve etüt diye yapılan uygulama basit bir tekrar dersinden öteye gidemeyecektir.

TEST ÇÖZDÜRMEK ETÜT DEĞİLDİR

Öğrencileri çağırıp, onlara test çözmek veya onlara test dağıtıp, “hadi bunları çözün, çözemediklerinizi ben çözeceğim demek” etüt değildir.

Bu sadece bir uygulama dersi olup, belki etüt etmenin bir adımı olarak kabul edilebilir.

ETÜT KONUDAN ALINIR

Etüt “dersten” alınmaz. “Matematik etüdü” cümlesi bilimsel olarak yanlıştır. “türev etüdü”, “polinomlar etüdü” doğrusudur.

Etüt konudan alınır ve o konunun bağlantılı olduğu diğer konulara yayılır.

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi etüt alınan konu, mutlaka çok iyi bir şekilde irdelenmelidir.

ETÜTTE ŞUNLAR OLMAK ZORUNDADIR

– Konu anlatımı

– Karşılıklı tartışma

– Soruların ele alınması

– Soruların uygulanması

– Bağlantılı konulara gidilmesi

– Öğrencinin bilgisinin yoklanması

– Öğrencinin öğrenilmiş bilgisinin saptanması

– Öğrencinin o konuyu öğretmene anlatabilmesinin sağlanması

ÖĞRENCİ NEDEN ETÜT BAĞIMLISI OLUR?

– Öğrenci herkesin yaptığını yaparak kendisini normal hissetmek istemesi.

– Öğrencinin, öğrenmeyi “dersi duymak” “anlatılanları dinlemek” zannetmesi

– Öğrencinin etüt alarak “alan rehberliği” ihtiyacını karşılamak istemesi

– Öğrencinin, öğrencilik özgüven sorunu yaşıyor olması

– Öğrencinin ezber yapıyor olması

Bunlara dikkat ediniz. Peki bunlara kimler dikkat etmeli?

– Öğrenciler dikkat etmeli

– Aileler dikkat etmeli

– Eğitimciler ve eğitim kurumları dikkat etmeli

– Eğitimden sorumlu yöneticiler dikkat etmeli.

Sevgili öğrenciler umarım sizleri eğitim biliminin gerçekleri ile yormadım.

Hoşça kalınız, sevgiyle kalınız.

Süleyman BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir