UZMANLAR AĞLAMAZ

Süleyman BELEDİOĞLU

Bu yıl yine Anadolu’yu karış karış dolaşıyoruz. Öğrencilerle ironik bir konu başlığı altında buluşuyoruz: “Yeni sınav düzenlemesinden nasıl yararlanarak başarılı olursunuz?”

Bu etkinliklerimiz büyük ilgi görüyor ve öğrencilerde heyecan yaratıyor.

Çünkü TV’lerde, gazetelerde, okullarda şurada burada “uzman nitelikli” ya da kendisine bu kimliği yakıştıranlar bu düzenlemenin zamansızlığından, soru sayılarının dağılımının doğuracağı sakıncalardan, soruların katkılarından sürekli şikâyetçi oluyorlar.

Aslında çok haklı da olabilirler. Ama bunu sürekli gündemde tutmanın okul okul, il il gezip öğrencilerle birlikte ağıt yakmanın sizce öğrenciye faydası ne olabilir?

Düşünebiliyor musunuz, uzman diye öğrencilere sunum yapıp onlara yol göstersin diye konuşmacı olarak davet edilen kişi mevcut durumdan yakınıyor ve hep beraber bir çıkmazın içinde olunduğu mesajlarını veriyor.

Düşünün ki, hekim hastasına, hastalıkla ilgili bir yığın yakınıp ağlıyor. Kim bu hekimi tercih eder ki. Bu hekim alay konusu olmaz mı?

Sınavla ilgili yapılan düzenleme öncelikle asla bir sistem değişikliği değildir. Bu sadece bir uygulama düzenlemesidir ve ağırlıklı olarak sınavın tarihi ve soru sayısı değişmiştir.

Bu ağıtçı uzmanlar, sürekli ağıt yakarak öğrencilerde, bizim kafamız mart ayı sınavında çalışır, haziranda çalışmaz, bizim aklımız 160 soruluk sınava uygun, 120 soruya aklımız yetmez tarzında bir algı oluşmasına neden olmuşlardır.

Öğretmen de yakıştırılmış uzman da bilmeliler ki uzman ağlamaz çözümü bulur, çözüm önerir.

Anadolu’da öğrencilerin kafası dağınık ya da dağıtılmış durumda. Öğrenciler adeta bir yandan matematiksel işlem yaparken aynı anda da “neden bu sınavı hazirana aldılar ve 120 soru soruyorlar” diye, zihinsel söylenme içinde çalışıyorlar. Bu da tam bir motivasyon ve iyi bir dikkat düzeyi ile çalışma anlamına geldiği için, nitelikli bir öğrenme de gerçekleşmemiş oluyor.

Bütün bunların sonucunda ise bu yıl sınava girecek öğrencilerin sadece aklını kullananlar için şu avantajlar ortaya çıkıyor:

1. Kafası karışık öğrenciler o kadar çok ki bu öğrenciler sizlerin önün açacaktır ve bu yıl çok yüksek başarılar elde edebilirsiniz.

2. Tercih dönemi belirsizliklerinden iyi yararlanarak ilk on tercihinizi çok çok yüksek yazıp, rakiplerinizin hata yapmasını bekleyebilirsiniz.

On binlerce öğrenciye yönelttiğim sorularla tercih eğilimlerini ölçtüm. Bu yıl öğrenciler tercihlerde çok büyük hatalar yapacak. Hazır olun ve mutlaka gözlem ve araştırmalarımızı takip edin.

Tercih kaosunu fırsata dönüştürelim birlikte.

3. Özellikle MF’ler TYT’nin her bir sorusu aynı puanı getiriyor olmasına rağmen, sosyal testini çözmüyorlar ve yaygın olarak da çalışmıyorlar.

Oysa 20 Fen sorusu geliyor diye şikâyet edeceklerine, uzmanlar öğrencilere 20 tane de Sosyal çöz, 40 Fen sorusunun puanı alırsın önerilerini sıklıkla tekrar etmeliler.

Ama bunu yapmaktansa öğrencilerle birlikte ağlaşıyorlar.

Akıllı insanlar kendilerine şu üç soruyu sorarmış:

1. İçinde bulunduğum durumdan nasıl yararlanırım?

2. Karşılaştığım durumda beni neler engeller?

3. Beni neler ilgilendirmez?

Ve unutmayalım ki hepimiz akıllıyız.

Bizleri instagram/bonushoca,

www.bonushoca.com ve

facebook.com/süleymanbeledioğlu resmi hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Hoşça kalınız.

Süleyman BELEDİOĞLU

www.bonushoca.com

instagram/bonushoca

facebook.com/süleymanbeledioğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir