ÜÇLÜ KONSANTRASYON BÖLÜNMESİ

Öğrencinin konsantrasyon sorunu yaşaması çok yaygın bir durumdur. Bunu ortadan kaldırıcı önlemlerin ne olduğunu bilebilen ise yok denecek kadar az.

Durum böyle olunca öğrenciyi, adeta bir vakum içerisinde sınava hazırlayan aileler, yaptıkları uygulamanın, konsantrasyon sorununu ateşleyen bir durum olduğunun hiç farkına varamıyorlar.

Oysa öğrenciyi dış etkenlerden, sosyal çevreden, normal ortamdan, kendi içine doğru çektikçe, onu uyarısız ortamda sınava hazırladıkça o öğrenci sadece “hayallerin öğrencisi” olur ve sadece “hayallerdeki sınava” girer.

Konsantrasyon sorunu sadece ve sadece bir motivasyon yetersizliği kaynaklı sorundur.

Ailelerin ve eğitimcilerin çocukların konsantrasyonunu bu temelden, bu mantıktan hareketle çözmeleri gerekir.

Konsantrasyon sorunu yaşayan öğrencinin, sınavı kazanacağına olan inancının artması durumunda, onun önce motivasyonunun artacağının, sonra da yüksek bir konsantrasyona ulaşacağının iyi bilinmesi gerekir. Elbetteki başarılı olma inancının da, doğru, istikrarlı bir şekilde çalışmaktan geçtiği hiç unutulmamalıdır.

Öğrencilerin yaşadığı üçlü konsantrasyon sorununa gelince; öğrenci örneğin, 19. soruyu çözerken aklı hem, çözüp geçtiği 18. soruda kalıyor, hem de aklı az sonra çözeceği 20. soruya gidiyor.

Böyle bir durumda öğrenci, sadece bir soruyu okuyor ama, zihni üç soruyla aynı anda meşgul oluyor ve konsantrasyonu tam üç parçaya bölünüyor.

Seminerlerimde bu üçlü konsantrasyonu kaç kişi yaşıyor diye sorduğumda, salonda öğrencilerin %90’a yakınının bu sorunu yaşadığına tanık oluyorum.

Üçlü konsantrasyon sorunu, sınavın ilerleyen dakikalarında azalacağına, artan bir sorun olduğu için, bazen öğrencinin sınavı kazanması üzerinde tek başına etkili olabiliyor.

Bu sorunun ciddiye alınıp üzerine gidilmesi ve çözümlenmesi gerekir. Üçlü konsantrasyon sorununu ateşleyen en önemli etken öğrencinin “risk alma kaygılı” olmasıdır. Yani doğrularından çok yanlışları ile ilgilenen, doğru yaptıklarını değil, yanlış yaptıklarını gören alan bir öğrenci olmasıdır. Bu da yanlışlara bakarak morali bozulan çalışma isteği azalan öğrenci modelinin ortaya çıkmasına neden oluyor.

Diğer yandan, sınava daha çok sadece çözerek hazırlanan öğrenciler, üçlü konsantrasyon sorununu daha yoğun yaşarlar.

Peki bu üçlü konsantrasyon sorununa karşı ne yapılmalı?

Buna çözüm önerim; öğrencilerin haftada iki kez, 20 dakikalık sürelerle “tek soru çalışması” yapmalarıdır.

Yani yaprak testlerdeki soruları, makasla tek tek kesip, sadece o soruları masalarında tek tek çözerek, tek soruya odaklanma alışkanlığını ve de refleksini kazanmalıdırlar. Beyni tek soruya odaklanmaya şartlamanın tek ve geçerli yolu budur.

Hoşça kalınız.

SÜLEYMAN BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir