SÜREYYA AYHAN ÖSS’yi de OKS’yi de KAZANAMAZDI !

Dünya atletizm şampiyonasında çok ümit bağladığımız Süreyya Ayhan iyi bir çıkış yapamadı, yarışı iyi sürdüremedi ve bizlerin ulusal hayal kırıklığı oldu.

Bu Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi atletimize ne olmuştu da böyle bir sonuç ortaya çıkmıştı? Bu konuda çok şey yazıldı, çok söz söylendi, nice yorumlar yapıldı.

Ama en sonunda antrenörü Yücel Kop’un bir ihmal ya da hesap hatasına bağlandı her şey. Evet antrenör bayanlara özgü bir özel durumu (regl dönemi) hesaplamamış ve böyle bir sonuç ortaya çıkmıştır. Oysa Süreyya Ayhan’ın yarışa başlayacağı ay, gün, saat, saniye bile belliyken bunun önü tıbben alınabilirdi. “Neden bu ihmal edildi?” yorumları aylarca sürdü. Günlerce kamu oyunun önünde tartışıldı.

11 Haziran 2006 tarihinde OKS ve 18 Haziran 2006 tarihinde ÖSS’de yüzlerce Süreyya Ayhanlarımız yarışacak, onların antrenörleri; öğretmenleri, anneleri ve babaları olacaktır. Biz şimdiden uzmanlara danışarak sizleri bazı konularda uyarmak istiyoruz. Konunun uzmanı doktorlar diyor ki, yaşanılan stres kız öğrencilerde özel gün düzensizliğine yol açabilir. Ve bu durumda genç kızımız sınavdan kaynaklanmayan ama sınav sonucunu doğrudan etkileyecek düzeyde sinirli ve gergin olabilir. Gözlediğiniz bu olağanüstü gerginliği mutlaka konunun uzmanına danışarak ortadan kaldırmaya çalışmalısınız ve tıbbın olanaklarını kullanmalısınız.

Diğer yandan çocuğunuzun özel dönemi sınav gününe ya da birkaç gün öncesine rastlamaktaysa mutlaka bununla ilgili önlemleri almak için bir konunun uzmanı olan doktora başvurmanızı öneriyoruz. Çünkü sınavın kendisi zaten çocuklarda çok büyük bir stres ve gerginlik yaratıyorken buna birde böyle biyolojik bir etkenin katılması, katlanılamaz bir durum yaratabilir ve milli atletimiz Süreyya Ayhan’ın yaşadığı gibi bu durum tek başına bir başarısızlığın ortaya çıkmasına yol açabilir.

Bizlerin eğitimcisiyle, velisiyle, öğrencisiyle şunu hiç aklımızdan çıkarmamamız gerekir ki “Başarı öyküsü ayrıntıda yatar.” Çünkü başarmaya, zirveye aday olan herkes iyi ya da kötü çalışarak hazır bir şekilde gelmiştir yarış pistine ama bunlardan ayrıntıyı kaçıran, bunu dikkate almayan bu yarışı kaybedecektir.

Örneğin lens ile sınava giren bir öğrencinin gözündeki lensin sınav anında kayması durumunda kaybedeceği zamanı ve yaşayacağı sıkıntıyı hesap etmesi gerekir. Bunu hesap etmeyip, sınava lens ile girip sınavın tam ortasında farkında olmadan gözlerini ovuşturup lensin kaymasına neden olarak bir yığın sorun yaşayan ve bu sınavı kaybeden bir öğrenci “Başarı ayrıntıda yatar.” kuralına uymamıştır.

Başarının ayrıntıya yönelik önlemlerini almak sadece öğrenciye bırakılmamalıdır. Bunun önlemini çocuklarımızın antrenörü olarak tanımladığım başta eğitimciler sonra aileler almalıdır. Örneğin aile ziyaretlerine son vermeliler, evdeki sabit telefonların sesini kısmalılar, eve gelen misafirler ile sınava girecek olan çocuğu küçük bir “hoş geldiniz” düzeyinde karşılaştırıp, sonra çocuğun kendi çalışma odasına dönmesini sağlayınız.

Çocuğun dikkatini dağıtacak onun sınava giriyor olduğunu ikinci plana itecek, yoğun hazırlıklar, planlar, programlar yapılmamalı. Örneğin ev almayı düşünüyorsanız ve ev arıyorsanız bunu çocuğa hissettirmeden yapmalısınız.

Bu örnekleri sonraki yazılarımızda çoğaltmaya çalışacağım bizi takip etmenizi dileyerek sevgiyle kalınız.

Hoşça kalınız.

Süleyman BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir