SONUÇTA BAŞARILI OLACAKSINIZ

Acil başarı beklentisi; öğrencilerin ve ailelerinin başarıyı, uygulamaya bitişik olarak algılamaları ve bu yönde beklenti içerisine girmeleridir.

Gerek öğrenci, gerekse de aileler, dersi takiben hemen konunun anlaşılıp, soruların eksiksiz olarak çözülmesini beklerler. Ders dinlemeyi, öğrenmenin tek ve nihai basamağı olarak kabul ederler. Öğrencinin dinlediği dersin sorularını çözememesini doğal karşılamayıp bunu “kapasite yetersiz” şeklinde yorumlarlar.

Oysa “kapasite bu kadar” anlayışı bütün çözüm yollarını tıkamakta, eğitim uygulamalarını devre dışı bırakmaktadır.

Öğrenme bir “süreç”tir. Öğrenme belirli süreçlerin yaşanması koşulu ile gerçekleşebilecek olan bir beyin faaliyetidir.

Bir öğrencinin, ders dinlemesi, eve gelince hemen tekrar yapması ve o konunun testlerini çözmesi öğrenme için çoğu zaman asla yeterli olmayacaktır.

Dinlenilen ders hiçbir zaman, o konunun tamamını kapsamaz. Bu nedenle de ders dinlemek, sadece anlatılanı anlamak boyutunda kalır.

Hemen tekrar yapmak ise, bugün öğrencilerin, “o günkü dersi tekrar etmek” kavramını tam olarak bilmemeleri nedeniyle, öğrenme yerine ezber sonucu elde etmektedirler.

Çünkü, öğretmenin yazdırdıklarının aynısı okuyup, onun üzerinde hiç düşünmemek, başka sonuçlara, ilişkilere ulaşmamak, ezber gibi olumsuz bir sonuca ulaşmaya yol açmaktadır.

Öğrenci, ezber düzeyinde yaptığı tekrardan sonra, test çözmeye kalkışınca, zaten soruları çözmekte başarısız olacaktır.

Öğrenciden acil bir başarı beklemenin, ancak onun bilimsel ve beyin öğrenmesine uygun bir çalışma yapması durumunda mümkün olacaktır.

Eğitim kurumları ve eğitimcilerin de bazen dikkatlerinden kaçan bir gerçek var ki o da, 100 km’lik sınav yolunda, öğrencilerin bazısı son sınıfa geldiklerinde 80. km’de, bazıları ise 20. km’dedirler.

Sınav aynı ama 20. km’deki öğrencinin önünde daha 80 km’lik yol var iken, diğer öğrenci 20 km sonra hedefine ulaşmış olacaktır.

Bu nedenle öğrencinin, “öğrencilik tarihçesi” çok önemlidir. Hangi kademede hangi dersten ne aldı, ne alamadı. Bunlar çok dikkatli bir şekilde saptanıp, bunların üzerine gidilmelidir.

Öğretmenlerin ve onların etkisi altında kalan ailelerin çocuklarındaki konu eksikliğini zeka eksikliği gibi algılamamaları gerekmektedir.

Bugün çocuklarımıza yapılan en büyük haksızlık ve onlara zarar veren en büyük hata budur.

Zaten beyin öğrenmesi açısından konuya bakacak olursak; beyin öğrenmeye katı zaman sınırı konulmasını sevmez ve bunu bir baskı, bir tehdit olarak algılayıp öğrenmeye kendisini kapatır.

Acil başarı beklentisi, acil başarısızlılığı getirir. İşte unutulmaması gereken de budur.

“Beyin zorlandıkça öğrenir” diyor beyin üzerine çalışma yapan araştırmacılar. Ama bu zorlanma baskıyla değil, masada, ben bunu başaracağım diyen öğrencinin inatçı sabrı ile gerçekleşir.

Beynin kendi kendine zorlanarak, bir problemi çözmesine müsaade edilmelidir. Acil başarı beklentisi bu zorlanmayı engeller. Çünkü beyin zorlandıkça, bunu bir başarısızlık göstergesi olarak algılayan aileler, kaygıya kapılırlar. Oysa zorlanan beyin öğrenme istikametinde hareket etmektedir.

Konuyu bir de özet başlıklar halinde ele alacak olursak:

ÖĞRENCİ NEDEN ACİL BAŞARI BEKLER?

– Öğrencinin bir an önce kaygı ve stresten kurtulmak istemesi.

– Başarılı sonuçlarla özgüven kazanmak istemesi.

– Üzerindeki beklenti baskısını azaltmak istemesi.

– Ders dinlemekle başarılı olunacağının zannedilmesi.

– Yarış psikolojisinin aşırı düzeye çıkması.

– Rakip takıntısı.

– Kendisini çevresine hemen ispat etme düşüncesi.

– Daha başarılı arkadaşlarının sadece sonuçlarını örnek alması.

– Eksiklik tamamlayıcı süreci dikkate almaması.

– Korkuyla, sığınacağı bir başarı araması.

AİLELER NEDEN ACİL BAŞARI BEKLER?

– Ailelerin kaygılarını yenmek ve rahatlamak istemesi.

– Sıralamaya odaklanmaları.

– Öğrenme hakkındaki yanlış bilgileri.

Ailelerin şüpheciliği:

– Öğrenci, öğretmen ve kuruma karşı şüpheyle bakması.

Muhalif psikoloji taşımaları:

-Dersaneyi öğrenci seçerse è AİLE

– Dersaneyi aile seçerse è ÖĞRENCİ

– Dersaneyi anne seçerse è BABA

– Dersaneyi baba seçerse è ANNE

Muhalif oluyor ve hemen başarı beklentisi içerisine giriliyor.

ÖĞRETMEN VE KURUMLAR NEDEN ACİL BAŞARI BEKLER?

– Kurum ve öğretmenlerin zaman baskısı altında olması.

– Kurum ve öğretmenlerin öğrencilerin, yolun kaçıncı km’de olduklarını dikkate almamaları ve

– “BİR ÖĞRENENE” göre öğrenme yöntemleri uygulamaları diğer öğrenciler üzerinde de uygulamak.

– Kurumların yarış psikolojisine girmesi ve başarılı bir model üzerinden aynı yöntemlerin, başarı beklenilenlere de uygulanması.

(Hep test çözdürmek, hep etüt vermek gibi)

Hoşça kalınız.

Süleyman BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir