SINAVI NASIL KAZANIRSINIZ?

Sevgili SBS ve ÖSS öğrencileri bu yazı sadece sizin için. Bu yazıyı okuduktan sonra sahneye adeta “sınav kazanma” oyununu koyunuz. Bu oyunu kurallarına göre oynamanın, başarıdaki büyük etkisini ise aklınızdan hiç çıkartmayınız.

Öncelikle başarınızın önündeki engelleri ele alalım ve hep birlikte onu ortadan kaldıralım ki, başarmak için yaptığımız çalışmaları daha kolay ve daha verimli bir şekilde yürütebilelim.

BAŞARINIZA NELER ENGEL OLUR?

a. Çalışma Hataları Yapmak

Çalışma hatalarının başında “sadece test çözerek çalışmak ve konu tekrarı yapmamak” gelir. Oysa bu anlayış o kadar yanlış ki, bir öğrencinin sınavı kazanamaması üzerinde tek başına dahi etkili olabilir. Çünkü, konuyu test üzerinden öğrenmek mümkün değildir.

“Eğer öğrendiklerinizi pekiştirmek amacıyla test çözmüş olsaydınız, işte o zaman ortada bir sorun olmadığını düşünebilirdik.

Diğer bir çalışma hatası ise, sırf tekrar yapmış olmak için yapılan sık ve periyodik tekrarlar. Bu, beyni adeta zayıflatmakta, okuduğunu bırakın anlamayı hissetmemesine yol açmaktadır.

Ayrıca, sürekli ders dinleyerek etüt alarak yapılan çalışmalar da çalışma hataları başlığı altına alınabilir. Çünkü bu durumda öğrencinin sadece bilgiyi alma, yani ezberleme düzeyinde kalacağı unutulmamalıdır. Unutmayınız ki, bilgi ancak, öğrencinin onu kullanması ile, öğrenilmiş bilgi haline gelir ve sorular da ancak öğrenilmiş bilgi ile çözülebilir.

Dinlenmeden çalışmak da başarıyı engelleyen temel etkenlerdendir. Böyle bir durumda öğrenci sınava, fiziksel ve zihinsel yorgunlukla girer. Yani sürmenaj olur. Beynin dinlenme ihtiyacı sürekli olarak kendisini hissettirir ve bu durum öğrenmeyi engeller. Diğer yandan dinlenmeden çalışan öğrencilerde bilgileri çabuk unutma durumu yaşanır.

Sınav Sonuçlarını Yanlış Değerlendirmek

Yani, elde edilen kötü bir sınav sonucunu, stres, heyecan, kaygı, kötü sorular gibi bazı etkenlerle bağlamak.

Ya da, kötü sınav sonucunu sadece, eksik konuların göstergesi gibi düşünüp, daha çok çalışmaktan başka hiçbir önlem almamak.

Kötü sınav sonucu sadece konu eksiğinden kaynaklanmaz. Bunda zamanı iyi kullanamam, plansız çalışma, bilgilerin sistematik olmaması da rol oynar.

 b. İletişim Hataları

Aslında öğrencinin iletişim hataları, sınav öncesinde öğrenme, amaca ulaşma, başarılı olma anlayışını ve konsantrasyonunu zayıflatan bir takım ilişkiler içerisine girmesidir.

Eğer öğrenci, bu dönemde aşırı sosyal etkinlik, yeni arkadaşlıklar ve bu ilişkilerindeki sorunlar veya sevinçleri derslerinin önüne geçirirse, onları daha çok önemser ise, yavaş yavaş öğrenme, çalışma, motivasyon ve konsantrasyon kaybına uğrayacaktır.

Öğrencilerin bugünlerde, “iletişim zeminlerini” sabit tutmalarında çok büyük bir fayda vardır. Bu dönemde öğrenci, mevcut çevresi ile yetinmeli ve onlarla olabilecek sorunları “hiçbir şey, kazanmamdan önemli olamaz!” diye, üzerinde durmadan geçmeyi başarmalıdır.

c. Psikolojik Etkenler

Öğrencilerin, “sorun acilleme” ve “negatif doğrulama” yapma dönemi mart, nisan, mayıs ve haziran aylarında oldukça artmaktadır.

Bu dönemde öğrencinin sorun acilleme yapması, karşımıza, sınav günü midem ağrırsa, o akşam uyuyamazsam, burnum kanarsa gibi bazı olumsuz düşünceler üretmesi şeklinde ortaya çıkar.

Öğrencinin bu sorunları tek tek aşmaya çalışması durumunda ise, zihnini derslerle değil bunlarla meşgul etmesi gibi bir sonuç ortaya çıkar.

Böyle bir durumda yapılacak olan şey, “evet bunlar olacak, ama bunlar benim bilgilerimi kullanmamı engelleyemeyecek” şeklinde düşünüp, sorunu yok etme değil, sınavı kazanma psikolojisini öne çıkarmak gerekir. Zaten böyle bir psikolojik üstünlüğün sağlanması durumunda “sorun acilleme” psikolojisi kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

BAŞARIYI NELER GETİRİR?

Öğrenci başarısını en olumlu etkileyen şey, onun kazanacağı sınav cesaretidir.

Öğrenci, bilgilere öğrenme yöntemleri ile hakim olarak, motivasyonu sağlama ve koruma yollarını, stresi ve onu kontrol altında tutmayı olumsuz öğrencilik hallerinin nedenlerini ve çözümlerini öğrenerek büyük bir sınav cesareti kazanır ve böylece sınavda önemli bir başarı elde eder (Bakınız: Sınav Cesareti Kitabı, Süleyman Beledioğlu, Ankara, 2009).

a. Verimli Çalışma

Peki bu verimli çalışma ne demek? Bir öğrenci nasıl çalışırsa verimli çalışma yapmış olur?

Öncelikle, amaç ve hedeften yoksun olan yani motivasyon dinamiklerinin en önemli unsurlarından birini taşımayan çalışma, verim açısından yetersiz kalır.

Böyle bir durum, öğrencinin çalışma ve zorlukları açma istek ve enerjisi yetersiz olacağından öğrenme gerçekleşemez.

İçinde bulunduğumuz Mart-Nisan-Mayıs ve Haziran aylarında öğrencinin “öğrenme programı” yapması gerekir. Yani öncelikle eksik olduğu konuları ve o konuların bağlantılı olduğu diğer konuları saptayıp ona çalışması gerekir.

Ama asla, şu dersi, şu sürede tekrar edip, şu kadar soru çözeceğim anlayışı ile hareket edilmemelidir.

Öğrenci eksik konularına çalışırken, üç saatin iki saatinde konulara çalışmalı, bir saatinde ise o konunun testlerini çözmeli, eğer yanlışları çok çıkıyorsa yeniden ve o konuya daha geniş açıdan çalışmak gerekir.

Özellikle müzik dinleyerek test çözülmemeli. Çünkü gerçek sınavda müzik olmayacağı için, sınav anında beynimizin bu alışkanlığını yenmek zor olacaktır.

Verimli çalışmanın diğer yöntemi de, öğrencilerin konulara çalışırken, çalıştıkları o konunun diğer konularla benzerliklerini ve farklılıklarını öğrenmeyi unutmamalıdırlar. Zaten sorular, bu benzerlik ve farklılıkları ayırt edebilme yeteneğini ölçecek sorular olmaktadır.

Verimli çalışma yapan öğrencilerin bu aylarda, mutlaka birbirlerine, öğretmenlik yapmalarını, kim hangi konuyu iyi biliyorsa, onu arkadaşına anlatarak bakış açısını genişletmesini öneriyorum. Bu durumda hem anlatan, hem dinleyen öğrenci mükemmel düzeyde öğrenecektir.

Bir başka verimli çalışma yolu da; kafamıza konuların sırasını yerleştirmektir. Bu bilgi dağınıklığını ortadan kaldıracak olan bir yoldur.

b. Amaç Merkezli İletişim

Öğrencinin yaklaşan sınav döneminde, bütün davranışlarını, önem verdiği şeyleri hep sınavı kazanmaya göre düzenlemesi durumunda, motivasyon ve konsantrasyonunu korumuş olur.

Yapmak istediklerini, başarıya yarar ya da yaramaz diye ayırıp, başarısını, olumsuz etkileyecek unsurlardan hep uzak durmalıdır.

Öğrencinin, arkadaşlarının, annesinin, babasının, öğretmenlerinin kendisine haksızlık yaptığını düşünmesi durumunda dahi, bu haksızlıkla mücadele etmemesini, zihnini sadece konulara vermesini öneriyorum.

c. Psikolojik Destekler

Öğrencinin, kendisini bir öğrenci olarak iyi hissedebilmesinin biricik şartı, yeterince çalıştığına ve bu çalışmalarından verim aldığına inanması gerekir.

Bu inanç, ona çalışma azmi ve enerjisi vereceğinden daha da çok çalışacaktır.

Kendisini, olumsuz ortamlardan, çatışma ve gerginlik çıkartacak kişilerden ve ilişkilerden uzak tutması, beyinsel enerjisini koruması açısından oldukça önemlidir.

ÖZETLE

Şunlar Başarıyı Engeller

1. Sadece test çözerek çalışmak.

2. Her soruyu öğretmene çözdürmek.

3. Konuları soru üzerinden öğrenebileceğini düşünmek.

4. Biliyorum ama bunu sorulara taşıyamıyorum diye düşünüp konu çalışmayı bırakıp hep test çözmek.

5. Soruları çözememeyi, stres, heyecan, kaygı, dikkat dağınıklığına bağlamak (oysa bu durumda konu eksiği olduğunu düşünmek ve çalışmak gerekiyor).

6. Sürekli ders dinlemek ve etütlere katılmak ve evde hiç çalışmamak ve öğretmene bağımlı hale gelmek.

7. Hep aynı kitaba aynı deftere çalışmak.

8. Plan ve program yapmamak.

9. Çevresi ve kendisi ile çatışmak.

10. Tekrar amaçlı tekrar yapmak.

11. Sorun acilleme yapmak.

12. Başarısızlığa hep bir bahane bulmak.

Şunlar Başarıyı Getirir

1. Çalışmaları bir amaç ve hedefe yönelik olarak yapmak.

2. Öğrenme programı yaparak eksik konulara ve o konuların önceki bağlantılarına çalışmak.

3. Zamanın üçte ikisinde konu çalışmak üçte birinde test çözmek.

4. Her konunun diğer konulardan benzerlik ve farklılığını öğrenmek.

5. Testlerde çözemediği soruyu çalışarak kendisinin çözmeye çalışması. Öğretmene soru çözdürtmemesi.

6. Bir dersi üç defa dinlediğinde hâlâ öğrenemediyse, bu defa o konuyu çalışıp, kendisinin öğretmene anlatması kesin öğrenmeyi sağlar.

7. Öğrenciler birbirlerine konuları anlatmalı.

8. Konuların sırası kafaya yerleştirilmeli.

9. Başarısız olunan sınavlar öncelikle, konu eksiğine bağlanmalı. Bunlar, sadece ne stres, ne heyecan, ne kaygı ne de dikkat eksikliğine bağlanmalıdır.

10. Unutmayı önlemek için dinlenerek genel tekrarlar mutlaka yapılmalı ve bilginin belleğinizden uzaklaşmasının önüne geçilmelidir.

Süleyman BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir