SINAV REKABETİNDE ÖNE GEÇMEK

Aslında rekabeti, sınav, iş ve yaşam rekabeti diye sınıflandırılmadan ele alacak olursak, kurallarının aşağı-yukarı aynı olduğu görülür.

Genel olarak rekabetin en temel kurallarından biri; kendi yapacağın hamleyi hesaplarken, karşı tarafın hamlesini de hesaplamak zorunda kalmaktır.

Sadece kendi hamlelerini hesaplayıp, bunları en iyi şekilde gerçekleştirmeye çalışmak, yarış ve rekabet ortamları için yeterli bir strateji değildir.

Eğer, öğrenci rekabet içeren bir sınava hazırlanıyorsa (ki bizdeki SBS, YGS, LYS, KPSS bu tür sınavlardandır), önce başarılı olmak için ne tür bir çalışma yapacağını, yani öncelikle kendi yapacaklarını saptaması gerekir.

Saptadıklarına ilişkin de nasıl bir çalışma ve yaşam planlaması yapacağını da belirlemek zorundadır. Karar aşamasından sonra, aldığı bu kararları, sınava hazırlanma ortamına, yani sınava hazırlanan arkadaşlarının durumuna, çalışma yöntemlerine başarısında okulun, öğretmenlerin ve dershanenin rollerine çeşitli aksilikler durumunda yapacağı hamlelerin neler olacağına kadar hesaplamak durumundadır.

Hangi hamleyi veya daha açık bir ifadeyle çalışmayı ve planı uygularsam, ülke geneli listede öne geçebilirim, benim yaptığım hamleye okul, dershane ve arkadaşların (ülke genelinde) nasıl bir çalışma hamlesi ile karşılık verebilirler ve ben bu durumda nasıl yeni bir hamle daha yapabilirim diye strateji belirlemek ve “sınav olayını” çözümlemek gerekir.

Sınava hazırlanma “kararımızı” ve “sınav olayını” ağaçlandırmak veya çizelge haline getirmek, rekabetin koşullarını tek tek dikkate alıp, önlemlerimizi devreye sokarak stratejiyi hayata geçirmemiz gerekir.

Öğrenci çalışma odasında ve ev ortamında sınava çalışma kararını aldıktan sonra, bunu sınavın bütün çevresel ve dışsal faktörlerine uygun olarak yapılandırmaz ise, ne çalışmasını sürdürebilir ne de rekabet edebilir.

Sınavı başarma kararı alan bir öğrenci, nasıl çalışacağını, hangi sürelerde ve hangi derslere çalışacağını, eksiklerini nasıl kapatacağını, başarmak için nelerden vazgeçmek ve neleri kendisine kısıtlamak zorunda olacağını, sınavı kazanınca hayatta nelere sahip olacağını, kazanamazsa, kendisini gelecekte nelerin beklediğini, hangi koşullarda iş bulup, nasıl bir yaşam sürdüreceğini, nelerden mahrum olacağını “karar” çizelgesine yazmak zorundadır.

Sadece bunları yapmak, öğrencinin dersine çalışmasını sağlayacak olan bir “çalışma” stratejisini devreye sokmak demektir. Bu strateji öğrencinin ilerlemesine katkı sağlar ancak, daha doğru stratejileri uygulayan rakiplerinin önüne geçmesini sağlayamaz.

Öğrencinin, sınavı kazanma kararı ile ilgili olarak benimsendiği stratejiye, mutlaka “sınav oyununun kurallarına uyma” stratejisini de eklememesi gerekmektedir.

Öğrencinin, kendi çalışma odasında aldığı ve uygulamaya koyduğu kararını, sınav oyununun, aktörleri olan, rakiplerini, okulunu, öğretmenlerini ve ailesini de işin içine katarak, her türlü hamleyi karşılayacak niteliğe büründürmesi gerekir.

Sınav oyunu ya da farklı bir tabirle sınav rekabetindeki “herkesin yaptığını yap, ama bir de farklı hamleler yap” ilkesini mutlaka devreye sokmak gerekir.

Bir kalecinin defans oyuncusu arkadaşlarının hatalarını, dikkatsizliklerini ve yetersizliklerini hesaplamak ve ona göre hamleler planlamak zorunda olması gibi, öğrenci de, sınav oyununun, oyuncuları olan, öğretmen veya eğitim kurumunun yetersiz kaldığı durumlarda, yapacağı hamleleri hesaplamak zorundadır.

Yine rekabetin temel kurallarından biri olan; “ileriye doğru bak, geriye doğru akıl yürüt” kuralını mutlaka uygulamak zorundayız.

Bu kural gereğince, verdiğimiz kararın neler getireceğini iyi hesaplayıp ona göre hamleler belirlenmesi gerekmektedir.

Rekabet stratejisinde, geriye doğru bakmak demek, yaptığınız çalışma plan, program ve bunlarla ilgili aldığınız kararların, konuları öğrenmenize ne kadar katkı sağlayacağını, netlerinizi ne kadar artıracağını ve sıralamadaki yerimizi ne kadar yükselteceğini görmek demektir.

Rekabette ileriye doğru akıl yürütmek ise, ulaşmak istediğiniz sonuçlara, ne tür bir kararla, hangi aşamalardan geçerek, zorlukları nasıl aşacağınızı belirleyerek, rakiplerinizin hamlelerine karşı yapacaklarımızı saptayarak bir strateji uygulamaktır. İleriye doğru akıl yürütmek, olan bütün alternatifleri ve bütün karşılaşılabilecek durumları hesaplamaktır.

İlerideki sonucu ve elde etmek istediğimiz kazançları saptayıp, daima ileriye doğru düşünüp, bu sonuçları elde etmek için hamle ve karşı hamleleri hesaplayarak hareket etmek zorundayız.

Sınav rekabetinde, herkesin yaptığını yaparsanız, herkes kadar ilerlersiniz ve öne geçme şansınızı tamamen kaybedersiniz.

Bugün sınavlara hazırlanan öğrencilerin tamamı, sadece ve daha çok soru çözerek öne geçeceklerine inanmaktadırlar. Bu topluca yapılan hamlenin sonucunda da, herkes sadece yerini koruyabilmekten öteye gidememektedir.

Eğer siz öne geçmek istiyorsanız, rekabet yöntemlerinize; soru çözmek, ders dinlemek, etüt almaktan daha başka şeyler katmak zorundasınız.

İşe suleymanbeledioglu.net web sayfasındaki şu köşe yazılarını okumakla başlayınız:

– Pratik Öğrenmenin 14 Koşulu

– Etkili Akılda Tutma Yöntemleri

– Konu Tekrarlarında Beş Temel İlke

Bu yazıları mutlaka okuyunuz. Mutlaka üzerinde düşününüz ve uygulayınız.

Hoşça kalınız.

Süleyman BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir