SEVİYE BELİRLEME SINAVI (SBS=OKS) ÖĞRENCİLERİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ – 1

Seviye Belirleme Sınavı’na girecek olan öğrenciler ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğrencileridir.

Bu öğrencilerin, ergenliğin ilk aşamasını yaşıyor olmaları ile ilgili görüşleri, sorunları, tartışmaları bir yana bırakıp, bu öğrencilerin “öğrencilik” özelliklerine bir bakacak olursak söylenmesi, önlem alınması ve uygulanması gereken çok şeyin olduğunu görürüz.

SBS’ye girecek olan öğrencilerin en belirgin özelliklerinden biri “öğrencilik uyum katsayılarının yüksek” olmasıdır.

Yani SBS’ye giren öğrenciler, eğitim uygulamalarına daha kolay uyum sağlar, plan ve programlı olma konusunda daha istekli olurlar.

Ancak bu öğrencilerin plan ve programları uygulama aşamasında yanında olmak, onun yaptıklarını görmek ve gördüğümüzü ona belirtmek zorundayız.

SBS öğrencilerinin, eğitim hedeflerine yönelmelerinin zaman zaman aksadığı dönemler olur. Çünkü bu öğrencilerin, çalışmaları uzun süre ve istikrarlı bir şekilde yürütme özellikleri zayıftır. Bu onların sadece içinde bulundukları yaşla ilgili bir durumdur.

Bu özelliklerinden dolayı SBS öğrencisinin çalışmalarını yakından takip etmek gerekir ve onlar bu, kontrolü ve ölçülü takipten rahatsız olmazlar hatta kendilerini daha iyi hissederler. Bu konuda ÖSS öğrencilerinin tam tersi bir özelliğe sahiptirler. ÖSS öğrencileri yaş itibarıyla SBS’ye giren öğrencilerinden daha büyük oldukları için onların aileden bağımsız davranma özelliği ve istekleri daha çoktur.

Ailelerin tam bu noktada şöyle bir yanılgısı olabilir:

Aile ÖSS’ye hazırlanan çocuğuna nasıl davranıyorsa aynısını, SBS’ye hazırlanan çocuğuna da gösterebilir. Bu da farklı öğrencilik özelliğine sahip olan SBS öğrencisine zarar vermek anlamına gelecektir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi SBS öğrencisine biraz daha yakın davranmak ve ilgili olmak, onu rahatsız etmeyecek, tam tersi onun kendisini güvende hissetmesini sağlayacaktır.

Çocukları SBS’ye girecek olan ailelerin, dikkat etmesi gereken diğer bir nokta da, bu öğrencilerin ekip çalışmasına yatkın olmaları ve bu tür çalışmalardan çok verim almalarıdır.

Yani SBS öğrencileri arkadaşlarının da yapmakta olduğunu yapmaktan daha çok mutlu olurlar, bu çalışmayı severek yaparlar ve o oranda da verim alırlar. Aslında bu duruma, daha çok öğretmenlerin dikkat etmesi gerekmektedir. Çünkü SBS öğrencisi kendisine verilen ödevi ve grup çalışmasını eksiksiz yerine getirmek için çaba sarfeder. Onların bu özelliğini dikkate alarak uygulanacak bir eğitim doğru ve iyi bir eğitim olacaktır.

Bu nedenle SBS öğrencilerine verilecek olan eğitim kurumu kaynaklı ödevler, (öğretmenin sınıfa verdiği ödev) onun eğitimine çok büyük ölçüde katkı sağlayacak ve başarılı olmasına yol açacaktır.

SBS’ye girecek olan öğrencilerin, öğrenci olarak, başka bir özelliği de, “ilgi dağınıklığını” sıklıkla yaşamalarıdır. Bu öğrenciler çok yoğun bir şekilde ilgilendikleri bir meslek, hobi ya da sosyal, sportif etkinlikten kısa bir süre içinde sıkılmaya ve başka arayışlar içerisine girmeye başlarlar.

Ailelerin ve eğitimcilerin bu durumu gözeterek hareket etmeleri, öğrencinin ilgisini bir mesleğe, bir hedefe yöneltmeleri, onun sağlıklı ve doğru bir eğitim almasını kolaylaştıracaktır.

Öğrencinin ilgisini bir mesleğe ya da etkinliğe yoğunlaştıramaması durumunda da panik yapılmaması, çocuğun kişiliğine kadar uzayan, bir eleştiriye gidilmemesi gerekir. Böyle bir durumun, çocuğun gelişim sürecinde yaşanan normal bir durum olduğu, kabul edilmeli ve buna göre önlemler alınmalıdır.

Bu gibi durumlarda yapılması gereken ilk şey, çocukla mesleki ve yetenek söyleşileri yaparak, onu gözlemleyerek, ona uygun olan mesleği belirlemek ve onun hobileri arasında; spor mu yoksa sanat mı olabilir? sorusuna da sabırlı ve iyi bir gözlem yaparak yanıt bulmak gerekir.

Tabi SBS öğrencisindeki bu ilgi dağınıklığı, onun konsantrasyonunu da olumsuz etkiler. Konsantrasyon bozulması da okuduğunu anlama, akılda tutamama ve çözülmek istenen soruyu anlayamama gibi sorunları da beraberinde getirir.

SBS öğrencilerinde görülen bu konsantrasyon bozulmasına, bir sonraki yazımızda daha geniş ve çözüm önerileri ile birlikte yer vereceğiz.

Aslında SBS öğrencilerine uygulanacak olan sınavın özelliğinden kaynaklanan çok önemli bir sorun daha var ki, O da SBS’nin “yorumlama ve kavramları kullanabilme ve temel ilkelerle düşünebilme becerisini” ölçüyor olmasıdır.

Tabi, SBS bu becerileri ölçerken, acaba öğrencinin bu özelliklerini geliştirecek doğru bir eğitim, gerek okullarda, gerekse de dersanelerde verilebiliyor mu, veriliyorsa eğer bu sağlıklı eğitimi eğitim kurumlarının yüzde kaçı başarabiliyor? İşte öncelikle bu sorulara doğru yanıtlar verilmesi gerekmektedir.

Çünkü SBS öğrencisi; verileni yorumlamadan daha çok, bilgileri akılda tutma, yani ezberlemeye daha yatkındır. Özellikle bu, altıncı sınıf öğrencilerde yedi ve sekizinci sınıfa göre daha belirgindir.

Oysa yukarıda da belirttiğimiz üzere, SBS soruları; verilen bilgi üzerinde düşünmeyi ve ondan doğru bir çıkarım elde etmeyi isteyen sorulardır. Bu nedenle de, ezber kullanan öğrenciler, sadece okuduklarını akılda tutacakları için, yorum sorularını da yanıtlarken, bu yorumların daha önce yapılıp yapılmadığı gibi bir hafıza kontrolüne girecekler ve eski bilgilerine ulaşmaya çalışacaklar, benzer bir bilgiyi bulunca da onu yanıt sayıp, soruyu doğru yanıtlayamayacaklardır.

Oysa, istenen yorumunun önceden tahmin edilip verilebilmesi hiç mümkün değildir. Öğrenci hafıza taraması ile yorumu yakalayamayınca da büyük bir moral bozukluğuna sürüklenecek ve sınavı başarıyla tamamlaya­mayacaktır.

Hoşça kalınız.

SÜLEYMAN BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir