RAKİP TAKINTISI VE REKABET

Rakip dışımızda, rekabet içimizdedir.

Rakibinizi değiştirmek ve herhangi bir karara, davranışa zorlamak hemen hemen imkansızdır. Bu konuda şansınız yoktur.

Ancak, kendimizi değiştirmek ve herhangi bir davranışa zorlanmak ve bunu başarmak mümkündür.

Eğer dışınızda bulunan rakibe takılırsanız, içinizdeki gerçek durumunuzla rekabet edemez ve kendi durumunuzu değiştirerek onu ileriye taşıyamazsınız.

Önde olmanız, size karşınıza çıkabilecek problemleri aşmak için gerekli zamana sahip olmanıza neden olacaktır.

Eğer hedefe yönelik birinci sıradaki basamağa yerleşmişseniz, birinci basamaktan aşağıya inmemek ve hedeften uzaklaşmamak için mücadeleye devam etmeniz gerekmektedir. Başarının tadını çıkarmak, başarısızlığın tohumlarını saçmak demektir.

Takip olmadan hiçbir zafer istenilen sonucu bize sunmaz ve kalıcı olmaz.

Başarı sonrası yapılacak olan çalışma ve takiple “başarıyı perçinle, yenilgiyi tasfiye et” kuralı işlemiş olacaktır.

Güç hiçbir şeydir. O gücü sağlayan etkenler her şeydir.

Öğrenci, başarıya ve başarının getirdiği güce nasıl ve hangi çalışma ile ulaştı ise, esas olan işte odur. Bu da o çalışmaların daha ileri boyutlara taşınarak çalışmalara devam edilmesini gerekli kılmaktadır.

Rakip dışınızda, rekabet içinizdedir demiştik. Bu bizi, daha iyi olmak değil farklı olmak ve o farklılığı başarıyla taşımak gerekliliğine götürüyor.

Çünkü daha iyi olmak, rakibe odaklanmak, onun yaptıklarının aynısını daha iyi yapmak mücadelesini vermek demek değildir.

Farklı olmak mücadelesi, kendimize dönük hamleler yaparak, kendimizi ileriye taşımak anlamına gelmektedir.

Bu da, rakibiniz dururken sizin ilerlemeniz anlamına gelir ki, bu durumda da rakibiniz kendiliğinden gerilemeye başlamış olacaktır.

Doğru mücadele, doğru yarış, doğru rekabet hep, rakibinizin pozisyonuna karşı değil, kendi pozisyonunuza karşı mücadele vermeyi gerekli kılar.

Kendi pozisyonunu daha ileriye taşımak için stratejiler geliştiren ve sürekli çalışan, daima öne geçmeyi başarmıştır.

Bugün dünyada şirketlerin rekabetinde bir temel kural vardır: “Lideri, yani rakibinizi taklit ederek asla kazanamazsınız.”

Öğrenciler, rakip gördükleri bir arkadaşının çalışmalarını, plan ve programını aynen taklit ederek asla kazanamaz.

Çünkü her öğrencinin ihtiyaç duyduğu çalışma biçimi birbirinden çok farklıdır. Bu kural mutlaka dikkate alınmalıdır. Her insanın bünyesinin ihtiyaç duyduğu vitaminlerin farklı farklı olması gibidir bu.

Rakip; öğrencinin konsantrasyonunu bozarken, içe dönük rekabet odaklanmayı sağlar.

Bu nedenle, rakibin öğrenci üzerindeki tehdit edici rolünü en aza indirmenin en kolay yolu, onu rekabete, öne geçme psikolojisine yönlendirip, bunu ancak kendi iç dünyasındaki çalışmalarla başarabileceği kabul ettirilmelidir.

Bugün öğrencilerin “rekabet etmekten” anladığı şey, birileri ile yarışmaktır. Bu rekabet etmek değil, adeta itişip kakışmaktır aslında.

Her zaman vurguladığımız gibi, rakibe takılmak değil yapılması gereken, kendimizle rekabet etmek. 100 netimizi 104 net, 70 netimiz 71 net, 71 netimiz 72 net yapmak mücadelesidir rekabet.

Hoşça kalınız.

Süleyman BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir