PRATİK ÖĞRENMENİN YEDİ BASAMAĞI

Pratik Öğrenme Nedir?

Beyin fonksiyonlarını harekete geçirerek, yani beyni tam kapasite derse ve bilgiye odaklayıp öğrenmedir.

Pratik öğrenme zorlanmadan, ama çalışarak öğrenmedir.

Eğer öğrenci çok çok çalışıyor ve çok iyi öğretmenlerden ders alıyor olmasına rağmen öğrenemiyorsa beyninin hipokampüs bölgesi öğrenmeye kapalı, üst bellek yani ezber bölgesi açık demektir.

Pratik öğrenme halinde beynin kalıcı öğrenme bölgesi olan hipokampüs açıktır. Bu aslında farkında olmadan zorlanmadan öğrenmeyi gerçekleştiren bir durumdur.

Trafikte çok usta bir sürücünün farkında olmadan gideceği adrese kazasız ulaşması gibidir. Farkında olmadan aynaları kontrol etmesi, direksiyonu çevirmesidir.

Çünkü böyle bir durumda beyin tam öğrenmeyi – pratik öğrenmeyi gerçekleştirmiş demektir.

Peki beyin pratik öğrenme moduna nasıl girer? Nasıl zorlanmadan öğrenir? Nasıl öğrendiklerini kazanımlara, netlere dönüştürür.

Pratik Öğrenmenin Basamakları

– İçsel hedef oluşması

– Konuya – derse – öğrenciliğe karşı ilgi uyanması

– Dersin etkili ve verimli bir şekilde dinlenmesi

– Bilginin – algıya dönüştürülmesi ve öğrenme tekrarı (öğrenme evde gerçekleşir) yapılması

– Öğrenme testi çözülmesi

– Pratik kazanma testi çözülmesi

– Unutmayı önleme tekrarı yapılması

İÇSEL HEDEF MOTİVASYONU ARTIRIR

Öğrencinin hayallerini süsleyen kendisini görmek isteği mesleğe geleceğe taşıyacak olan hedef içsel hedeftir.

İçsel hedef çoğunlukla, öğrencinin yetenekleri doğrultusunda ortaya çıktığı için, bu tür doğru bir şekilde benimsenen hedef, ders çalışma, öğrenme ve öğrencilik motivasyonunun yükselmesine yol açar.

Bu nedenle pratik öğrenmenin en önemli başlangıç adımı, çocuğun içinden gelen, hiçbir etki altında kalmadan seçtiği bir hedefe yönelmesidir.

ÖĞRENCİNİN DERSE KARŞI İLGİSİNİN UYANMASI

Derse karşı ilgi uyandırılması öğrencinin bilinçli bir eylemi sonucunda ortaya çıkacak olan bir durum olup, bunun öğrenciye ilham gelmesi ile ilgisi yoktur.

Öğrencinin derse karşı ilgisinin uyanması için, bazen içsel hedef yeterli olmaz. Bu durumda, öğrenci o günkü konuya çalışarak okula gitmelidir. Beynin işlevsel olarak, o günkü konuyu tanıması, derse olan ilgiyi ve doğal olarak dersin verimini artıracaktır.

DERSİN ETKİLİ BİR ŞEKİLDE DİNLENMESİ

Aslında derse karşı ilgi uyanmasını sağlayan gerek içsel hedef, gerekse de ön çalışma yaparak okula ve dershaneye gidilmesi, etkili bir şekilde ders dinleyebilmeyi de beraberinde getirir.

Dersi etkili bir şekilde dinlemek aynı zamanda öğretmene sorulacak olan soruların önceden kafada tasarlanmasıdır. Bunun için de ön çalışma yapılırken yani okula veya dershaneye gitmeden yapılan kısa çalışma sırasında soruların da belirlenmesi gerekir.

ÖĞRETMENDEN ALINAN BİLGİNİN ÖĞRENİLMİŞ BİLGİYE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ

Öğretmenden alınan bilgi, aslında duyum düzeyindeki geçici bilgilerdir. Dersi dinleyen bir öğrenci artık kısa süreli akılda kalacak olan bir bilgiye sahiptir.

Bu bilginin öğrenilmiş bilgiye dönüştürülmesi için öğrencinin eve gelip, o konuyu defterden çalışırken, defterde yazanlardan farklı anlamlar ve sonuçlar çıkarmaya çalışması gerekir. Yine o konunun daha önceki konularla bağlantıları ele alınmalı ve öğrenilmelidir.

Bu yapılan uygulama bir öğrenme tekrarıdır. Bunun yapılmaması halinde öğrenme gerçekleşmeyecektir.

ÖĞRENME TESTİ ÇÖZÜLMESİ

Öğrenme testi, öğrenme tekrarını takiben yapılan yavaşça düşünerek, analiz ederek, test çözme aşamasıdır.

Bu aşamada çalışılan konu ile testler üzerinden uygulama yapılır. Yanıtların neden öyle olduğu irdelenir.

Soru yanlış yapılmış ise, yanlış seçeneğin hangi bilgideki eksiklikten kaynaklanarak işaretlendiği araştırılır.

Sakın ha!

Yanlış yanıtladığınız her soruda en az iki konuyu bilmiyor olduğunuzu unutmayınız.

Çünkü, bir; doğru yanıtın konusunu iki; işaretlediğiniz yanlış seçeneğin konusunu bilmiyorsunuzdur.

PRATİK KAZANMA TESTİ ÇÖZMEK

Bu amaçla çözülen sorularda mutlaka sınav sürelerine uygun süreler konulmalıdır.

Eğer pratik edinme amaçlı testlerde çok yanlış çıkıyorsa, konunun öğrenilmemiş olduğu düşünülmelidir. Bu durumda ise en başta öğrenme çalışması yapılmalıdır.

Sorular hızlı çözülemiyor ise öncelikle şu sorunların olduğu düşünülmelidir:

I) Pratik eksiği nedeniyle hızlı çözme işlemi gerçekleşmiyordur. Bu durumda soru çözmeye devam edilmelidir.

II) Konular sistematik hale getirilmemiş, bilgiler birbiri ile ilişkilendirilmemiş olduğundan, soru çözerken öncelikle beyin o dağınık bilgileri toplamaya çalışır bu zaman kaybına yol açar.

III) Yeterince geriye dönük tekrarlar yapılmadığı için, bilgi bellekten uzaklaşır. Soru çözerken, bellekten uzaklaşan bilginin, geri çağrılması halinde belleğe tekrar dönmesi zaman alır.

Bu nedenle unutmayı önleme amaçlı tekrarları sistematik olarak yapmak gerekir.

Sevgili öğrenciler değerli veliler, pratik öğrenme uygulamaları hakkında daha detaylı bilgiyi “pratik öğrenme merkezimizi” arayarak ücretsiz olarak öğrenebilirsiniz.

Hoşça kalınız.

Süleyman BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir