ORADA BİR OKS VAR UZAKTA

Öncelikle OKS öğrencilerinin 2005 yılında elde ettikleri ortalama netlere bir bakalım.

Matematik: 25 soruda Türkiye ortalaması 2,35 yani üç soru bile değil.

Fen Bilgisi: 25 soruda Türkiye ortalaması 4,79 yani beş soru bile değil.

Türkçe: 25 soruda Türkiye ortalaması 9,9 yani kendi dilimizi kullanma becerimiz 10 net bile değil.

Sosyal Bilgiler: 25 soruda Türkiye ortalaması 8,2 yani sadece 8 soru.

Toplam Net ise 100 soruda sadece ve sadece 26 soru.

Bu durumun özeti şu; Türkiye Cumhuriyeti’nin öğrencileri 2005 yılında her dört sorudan sadece bir tanesini doğru yanıtlayabilmişlerdir.

Başka bir deyişle, Türkiye Cumhuriyeti’nin öğretmeni öğrencisine her dört sorudan birini doğru yanıtlayabilecek bir eğitim verebilmiştir.

Daha genel bir bakışla Türk eğitim sistemi 100 üzerinden 26 alabilmiştir. Ya da Türk eğitim sisteminin karne notu dört üzerinden bir düşmüştür.

Kısacası Türk eğitim sistemi sınıfta kalmıştır.

Peki neden böyle düşünüyorum;

Hadi Matematik ve Fen bilgisindeki düşük netleri, öğrencinin temel eğitimindeki sorunla ve öğrencinin sayısal değil de sosyal zekâya sahip olmasıyla açıkladık.

Ya soysal bilgilerdeki 8,2’lik nete ne diyeceğiz. Bu 8,2’lik sosyal neti Türkiye Cumhuriyeti’nin öğretmen yetiştirme sistemindeki 8,2’lik bir deprem olarak görüyorum.

Devlet okulu, özel okul, dershane hiç fark etmiyor. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu OKS’de gelen soruların eğitimini vermeyi bilmiyor.

OKS’de sosyal bilgiler öğretmeni olarak karşıma çıkan ve “OKS sorularının eğitimini tam anlamıyla verebilen” ülkemizin bu özelliğe sahip çok az sayıdaki öğretmenlerinden biri olan, değerli eğitimci, genç meslektaşım GÜLŞAH KOCA’dan söz etmek istiyorum.

Gülşah öğretmenimiz, sadece bilgiyi değil, kavramayı da öğreten, ezberi değil, yorumlama eğitimini de verebilen sosyal bilgiler öğretmenliğinin yanında öğrencilerin rehber öğretmeni olmayı da başarabilen çok değerli bir eğitimci, iyi yetişmiş bir insan. Şu anda ülkemizin seçkin okullarından Bodrum Turgut Reis Vedat Türkmen İlköğretim Okulu’nda, öğrencilerine ve ülkesine hizmet ediyor. Umarım Milli Eğitim Bakanlığı’mız bu seçkin öğretmenimizden uzun yıllar faydalanmayı başarır.

Peki, öğretmenin OKS sorularının eğitimini vermesi ne demek?

  1. Soru paragrafındaki anahtar kelimeyi – vurguyu bulmayı ve bunun açılımını yapabilmeyi öğretmesi demek.
  2. İlkeleri, özlü sözleri, yasa maddelerini, alınan önemli kararları yorumlamayı öğretmesi demek.
  3. Kavramların alt açılımlarını yapabilmeyi öğretmesi demek.

Çünkü OKS sosyal soruları bu yetenekleri ve eğitim düzeylerini ölçen sorulardan oluşmaktadır.

Çocuklara konuları ezberletmek çok çok zararlıdır. Çünkü;

Bu durumda öğrenci paragrafta verilenleri yorumlamayı akıl edemeyeceğinden paragraf dışı bilgileri kullanacak ve böylece “okuduğunu anlamayan, ezber kullanan öğrenci” değerlendirmesine tabi tutulacak ve puan alamayacaktır.

Sosyal sorularının yorumlama ve kavrama becerisini ölçtüğünü anladık. Peki diğer soruların özellikleri nelerdir.

Bu soruya kısaca yanıt verecek olursak:

Türkçe soruları: Türkçe’yi kullanma becerisini ve okuduğunu anlamayı ölçen sorulardır.

Fen Bilgisi soruları: Fen bilimlerindeki temel kavram ve ilkelerle düşünmeyi ölçen sorulardır.

Matematik soruları: Matematiksel ilişkilerden yararlanabilme gücünü ölçen sorulardır.

OKS sorularının özellikleri böyle. Şimdi bu soruların öğretmenliği nasıl olmalı ve öğrenciliği nasıl olmalı buna bakalım.

OKS sorularının öğretmenliği nasıl olmalı:

Bir kere soru kalıplarını ezberletmekten şiddetle kaçınılmalıdır. Çünkü soru kalıbı ezberletme, salt bilgi sınavlarında kullanılan bir yöntemdir.

OKS‘de daha önce çözdüğünüz sorunun aynısının gelme şansı hiç yoktur. Çünkü on satırlık bir sorunun, tek bir kelimesi değişse soru apayrı, bambaşka bir soru oluveriyor. Bu soruyu yanıtlamak için de ona benzeyen soruda kullanılan bilgilerin hiç biri kullanılamıyor.

Bundan dolayı soruyu çözmek veya paragraftaki konuyu anlatmak değil yapılması gereken. Bu soru ile ölçülmek istenen şeyin ne olduğunu ve öğrencinin hangi verileri nasıl kullanacağını, yani bilgiyi değil bilgiyi kullanma biçimini aktarması gerekir öğretmenin.

OKS sisteminde öğrenci size monarşinin tamamını eksiksiz anlatabilir. Ama bu bilgisini kullanmayı (yaygın tabiriyle soruya taşımayı) öğrenmemiş ise monarşiden gelen soruları doğru yanıtlayamaz.

Genellikle öğretmenler bir soruyu incelerken soru metnini okur, aşağıdaki yanıta bakar ve “yanıt işte bu” der. Oysa OKS eğitimi “yanıt budur” anlayışına dayalı eğitim olamaz. Çünkü OKS soruları yanıta ulaşma yollarını bilip bilmediğinizi ölçen sorulardır. Eğitimin bir parçası olan soruyu çözmenin de, yanıta ulaşma yollarını öğretecek nitelikte olması gerekmektedir.

Geldik OKS’nin öğrenciliği nasıl olmalıdır? Sorusunu yanıtlamaya:

Bir defa OKS öğrencisi matematikte çözemediği soruları öğretmenine çözdürmekle hiçbir şey elde edemez. Mutlaka konuyu, soruların mantığını tekrar dinleyip soruları kendisinin çözmesi gerekir.

Türkçe ve sosyal bilimler dersi için en iyi çalışma yöntemi çok soru çözmektir. Yani Türkçe ve sosyal bilgilerde bir öğrenci zamanının çok büyük bir kısmını; %70’ini soru çözümlerine ayırmalıdır.

Matematik ve fen bilgisi derslerinde ise öğrenci eksikliğine göre konu çalışma ve soru çözme dengesini kurmalıdır.

Matematik ve fen bilgisinde netleriniz düşük ise konu (temel ilkeler bilgisi) eksiğiniz vardır. Bu durumda daha çok konu çalışıp, kalan zamanınızda soru çözmeniz gerekmektedir.

Örneğin; matematik netiniz 25 soruda 10-12 net arası ise zamanınızın %70’ini konu çalışmak %30’unu da soru çözmek için kullanmanız gerekir.

Unutmayınız ki; yaşamınızda ulaşacağınız en büyük mevki ülkesini, milletini seven ve Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne layık bir vatan evladı olmaktır.

Hoşçakalınız

Süleyman Beledioğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir