OKULLARDA ŞİDDET

Suçun Özelliği

Yine tümevarım kullanılması gereken bir sorunu tümden gelim ile çözmeye çalışıp vakit kaybedip, sloganlar atılmaya başlandı.

Yani midesinde sorun olan bir kişinin midesini tedavi edeceğimize bütün organlarını tartışmaya açıp mideyi unutuyoruz.

Okullardaki şiddet bütün toplumsal ve psikolojik boyutu ile ele alınabilir ama diğer yandan da soruna en acil noktasından çözüm arayışlarına girilmelidir.

Çocukları böyle “TV’ler yaptı, Polat yaptı” gibi suçlu arayışlarını bir yana bırakalım.

Medya habere yorum katmadığı sürece sorun yok.

Yalnız anlayamadığım bir şey var ki o da bu okullardaki şiddet konulu programlara neden avukat çağrılıyor.

Şimdi biz ülke olarak, yöneticilerimiz ve diğer yetkililer şunu bilmeli ki, okullardaki bu şiddet olaylarının ölümle sonuçlanması

  • Önceden tasarlanmamış
  • Kastı aşan bir hareketin sonucunda ortaya çıkan bir olaydır

Bu çocuklar kavga anında kullandıkları aleti özellikle bu suçu işlemek için almamıştır.

Bu suç basit bir tartışma, sonra kavga, sonra bıçak kullanma aşamasına gelindiğinde kontrol edilemeyen sinirlerin sonucunda işlenmiştir. Tasarlansa okulda işlenmez.

Bence şu anda yapılan şeyse okullardaki şiddet üzerinden diğer sorunlar için ağıt yakılıyor olması. Hani işçiler zam için yürüyüş düzenler, ama zam hariç ülkenin her sorunu için slogan atar ya, bence şu anda yapılan bu.

Şimdi biz okullarda artarak devam eden şiddet olayını bırakıp, bu ülkenin ekonomik ve kültürel sorununu çözmeye kalkarsak okullarda daha çok canımız yanar.

Çözüm Önerilerimiz

1. Çocukların ufku açılmalı, ne koşullarda olursa olsun umut ışığı kapatılmamalı.

Öğretmenlerin siz bitmişsiniz, siz ancak meslek lisesine gidersiniz, hiç biriniz başarılı olamaz sözlerini kullanmamaları önemle rica olunur.

2. Çok iyi gözlem yapabilen öğretmen ve rehberlik öğretmenleri denetiminde öğrenci hareketleri gözlemlenmeli, okul bahçesi ve koridorlardaki davranışlar iyi okunup yorumlanmalıdır.

Yani; Kasılmış öğrenci kümelerine 
Okuldaki spor etkinliklerinden uzak duranlara
Öğrencinin vücut diline dikkat edilmeli

3. Ders öğretmeni sınıf içi sürtüşmelere dikkat edip, anında pedagojik müdahale yapmalı, iki öğrenciyi de barıştırıp, dost yapmalıdır.

Yani; Şiddet mayalanması sınıf içinde başlar, teneffüs aralarında genişler. Bu nedenle katlarda mutlaka nöbetçi öğretmen bulunmalı.

Ama; Gerginlik çıkaran öğrenciye “savur tokatı, vur sopayı” mantığından uzak durulmalıdır.

4. Okul bahçesine asla polis dikilmemeli. Aksi halde hesaplaşma sokak aralarına taşar, buralardaki şiddet ise katılanın çok olduğu, kullanılan aletlerin daha tehlikeli olduğu şiddet niteliğine bürünür.

5. Devletin, okulların sosyolojik gerçeklerini öğrenci ve aile psikolojisinin ortalama özelliğini saptayıp okullara yönelik içeriden uygulamayapmalıdır.
Okula üst düzey yönetici, üniformalı görevli gelmemeli, olağanüstü bir hava yansıtılmamalıdır.

6. Öğretmen, aile, saygın öğrenci desteği ile konunun üzerine dörder yıllık stratejilerle gidilmeli, lise 1 öğrencisine 4 yıllık bir rehberlik hizmeti tasarımı yapılmalıdır.

7. Aralarında sorun gözlenen öğrencilerin önce aileleri bir araya gelmeli, bunların arasında bakış, anlayış ve amaç birliğini sağlayıcı uyum toplantıları yapılmalıdır.

8. Okul – aile birliğinin de içinde olduğu “GÜVENLİK BİRİMİ” oluşturulmalı, oluşturulan bu birim, sürekli olarak sorunlu ailelerin çocukları ile iletişime geçmelidir.

9. Erkek öğrencilerin şiddete meyilli olanlarında genellikle kız arkadaşlarına karşı gösteremedikleri beyinsel başarıyı, bilek gücü ile gösterme eğilimi çok yüksektir. Bu nedenle kız öğrencilerin şiddete destek vermeleri ve sempati göstermelerini engelleyici bir politika izlenmelidir.

10. Şiddet eğilimli, lider özellikli öğrencilerin okul ile işbirliğini sağlayıcı önlemler alınmalıdır.
Unutulmamalı ki, bu öğrenciler yüklendikleri şiddet eğilimini ve liderlik özelliğini ancak daha yüksek ve olumlu bir rol ile terk edebilirler.

11. Bu sorunu çözmek için uzman idarecilerin görüşlerinden daha çok bu çocukların içinde yaşayan öğretmen ve rehberlik öğretmenlerinin görüşleri alınmalıdır.

Çünkü: İdareci hep sonuca bakar. Çözüm de hep sonucu yok edici yönde olur. Oysa nedenler durduğu sürece, sonuç hep yenilenir durur.

12. Alınan kararları uygularken, hemen sonuç alınacağı düşünülmemelidir. Heveslerimiz kırılmamalı, yakın ve uzak hedefler iyi saptanmalıdır.

Süleyman Beledioğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir