ÖĞRENME HIZINA DİKKAT ETMELİYİZ

Öğrenme hızı; bir bilgiyi işleme ve kullanabilme süresidir.

Öğrenme hızı, aslında dışarıdan gelen her türlü uyarıcıyı ve bilgiyi algılama hızıdır. Bunun zeki olmak ya da zeki olmamaktan çok, bir öğrenme stili alışkanlığı ile ilgili olduğunu düşünmek ve buna göre önlemler almak ve uygulamalarda bulunmak çocukların öğrencilik başarısını yakalayabilmeleri için şarttır.

Eğer öğrenme hızını, genetik faktörlere ve zeki olmaya bağlarsak, o zaman eğitim adına göstermemiz gereken çabaları da göstermekten vazgeçmiş oluruz.

HER ÖĞRENCİNİN ÖĞRENME HIZI FARKLIDIR

Her öğrenci farklı düzeyde bir öğrenme hızına sahiptir. Çünkü her çocuğun yetişme koşulları farklıdır.

Nasıl ki her çocuğun koşma hızı farklı ise öğrenme hızı da öyledir.

Farklı sürelerde koşanlar da, farklı sürelerde öğrenenler de hedefe ulaşır. Önemli olan hedefe ulaşırken de öğrenirken de bu eylemlerimizi katı süreler koyarak sakatlamamaktır.

Öğrencilerin öğrenme hızı, öğrencilik dönemlerinin her aşamasında farklılıklar gösterir ve genellikle, öğrenme hızı olumsuz bir durum olmaması halinde hep artarak devam eder.

ÖĞRENME HIZINI OLUMLU ETKİLEYEN FAKTÖRLER

· Çocuğun aile içerisinde kendi kendisine probleme çözme, yorum yapma, çıkarım elde etme konusunda, aileden yardım alması ve ilgi görmesi öğrenme hızını olumlu etkiler. Ancak aile yardımı sadece yol gösterici düzeyde olmalıdır.

· Ana sınıfını sağlıklı ve iyi bir eğitim ile geçiren çocuklar hızlı öğrenir.

· Çeşitli ortamlar ve yaşantı çeşitliliği içinde büyüyen çocuklar hızlı öğrenir.

· Öğrencilik görevleri ile sosyal yaşamın gerektirdiklerini bir denge içinde yerine getirmek öğrenme hızını artırır. Yani çocuğun dinleme, aktivite ve iletişime yeterince zaman ayırması öğrenme hızını artırır.

· İçsel ödül ve hedefe yönelmek öğrenme hızını artırır.

· Öğrenmeyi ve başarılı olmayı bir ihtiyaç olarak algılamak öğrenme hızını artırır.

· Öğrenilenleri yaşantı ile bağdaştırmak öğrenme hızını artırır.

· Ön çalışma ve konuları birbirine bağlayıp anlamlandırma yapmak, öğrenmeyi hızlandırır.

· Yeterli uyku ve dinlenmek öğrenmeyi hızlandırır.

· Dışarıdan alınan uyarıcının çok olması da gereğinden az olması da öğrenmeyi yavaşlatır.

· Dikkat ve konsantrasyon sorunu yaşanıyorken dinlenilen ders ve çalışılan konu hızlı öğrenilemez.

· Önceki konunun gerçeğine yakın düzeyde öğrenilmemiş olması, sonraki konunun öğrenilmesini yavaşlatır. Konuları bütün boyutları ile eksiksiz öğrenmek sonraki konuların öğrenilmesini hızlandırır.

ÖĞRENME HIZINA DİKKAT ETMEMENİN SONUÇLARI

· Öğrencide Dikkat Sorunu Yaşanmaya Başlanır

Öğrenci, ders anlatan öğretmeninin verdiği bilgileri, öğretmeninin anlatma hızına eşit bir düzeyde algılayıp işleyemez ise, bu defa anlatılana odaklanamaz ve derste dikkat sorunu yaşanmaya başlar.

Burada en talihsiz durum; öğrencinin öğrenme hızına dikkat etmeyen öğretmenin, öğrencide dikkat sorunu olduğunu ileri sürmesidir.

Eğer aile bunu ciddiye alırsa, çocuğu yanına alıp, hastane hastane, doktor doktor dolaşmaya başlar. Ne yazık ki bundan da bir sonuç alamaz.

Oysa tek çözüm, öğrencinin anlama hızına dikkat edilerek bir eğitim verilmesidir.

· Öğrencide Özgüven Sorunu Başlar

Öğrenci dersi dikkatlice dinleyemediği için konuları anlayamamaya ve soruları çözememeye başlar.

Bu da onda özgüven aşımına ve “ben başarısız biriyim” psikolojisine yol açar.

Öğrenci bütün suçu kendisinde görmeye başlar. Çünkü aynı sınıftaki arkadaşları aynı öğretmenden aynı sürede o konuyu anlamış, ancak kendisi anlamamıştır.

Bu durumda öğrenciye, doğru ve tanımlayıcı bir rehberlikle bu durum anlatılmalıdır.

· Öğrencide Motivasyon Zayıflar

Özgüven azalması ve başarılı olacağına ilişkin inancın zayıflaması, öğrencide motivasyon kaybına yol açacaktır.

Motivasyon kaybı ders çalışmayı zorlaştıracak ve öğrenci hızla geriye doğru kaymaya başlayacaktır.

Öğretmenlerin öğrenme hızının önemini kavrayıp öğrenciye bu konuda mutlaka yardımcı olmaları gerekmektedir.

· Öğrencilik Tiksinti Vermeye Başlar

Başarısız olduğumuz, hele hele başarılı olamadığımız için eleştirildiğimiz her durumda nefret, öfke veya tiksinti yaşarız.

Özellikle, ergen öğrenci başarısızlıkla yüzleştikçe değersizlik duygusuna kapılır. Bu da onların başarısız oldukları ortamlardan kaçmalarına yol açar.

Dersten, okuldan ve her türlü eğitim unsurundan tiksinti duyan, nefret eden öğrenciye ne yapılırsa yapılsın başarılı olamayız.

Öğrenci bu durumda tamamen futbol, bilgisayar, aktivite gibi alanlara yönelerek rahatlamaya çalışır. Bu da öğrenciliği daha da kötüye götürecek bir sonuç doğurur.

Çünkü aktivite ve hobilerin öğrenciye faydalı olabilmesinin temel koşulu bunları takip eden saatlerde ders çalışılmasıdır.

Hoşça kalınız.

Süleyman BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir