ÖĞRENCİNİN ARI SENDROMU

Bazen evin penceresinde bir arıya rastlarız. Çalışkanlığı ve üretkenliği ile tanınan arı, kapalı ortamdan kurtulmak için, aynı pencere camına defalarca vurur. Havada kavisler alır, zannedersiniz ki, başka yöne, başka çıkış kapısına yönelecek ama hep aynı yere vurur, vurur ve defalarca vurmaktan yorgun düşer.

Bu olanları bir düşünelim: Arı bütün gün boyunca ne yaptı? Çok çalıştı. Peki bu çalışması esnasında ne yaptı? Defalarca, aynı yol ve yöntemi kullanarak aynı yere vurdu.

Sizler bu duruma, arının inadı mı yoksa yol bilmezliği mi dersiniz bilemem ama, bu “arı sendromu”ndan başka bir şey değildir.

Her zaman bal üreten arı, çok çalışmasına rağmen bu defa yanlış yerde ve yönde olduğu için başarısız olmuştur.

Aslında öğrenciler de çoğu zamanda bunu yaparlar. Tıpkı bir arı misali.

Ağzı önceki konularla kilitlenmiş olan bir konuya, bir arı gibi defalarca ve aynı noktadan çalışırlar, çalışırlar ve de çalışırlar.

Sonra da çalıştıkları konuyu öğrenemeyip, yorgun ve umutsuzca bir köşeye sinerler.

İşte bu da öğrencinin arı sendromu olarak karşımıza çıkar.

Öğrencide arı sendromu yaratan önemli etkenlerden biri, refleks niteliğini taşıyan ve ani olarak hazırlanmış olan çalışma programlarıdır.

Bu programlar sadece öğrenciyi çalıştırma programından öteye gitmeyen ve de öğrenmeyi sağlama amacı olmayan programlardır.

Oysa doğru olan, öğrenciye çalışma programı değil, öğrenme programının yapılmasıdır. Doğru olan bu, ama zor olan da bu.

Öğrenciye öğrenme programı yapmak. Şimdi de buna bakalım:

Öğrenciye öğrenme programı yapmak için şunlara dikkat etmek gerekir.

I. Öncelikle öğrenci çalışmalarında yavaş ilerlemelidir. Öğrenci bunu düşünerek ve gerideki konuları kollayarak çalışmalıdır. www.sbeledioglu.com

II. Bir konuyu öğrenmeye çalışmak, üç-dört konu geriden ve o konunun bağlantılarına dikkat ederek çalışmayı gerektirir.

III. Öğrenme programına başlamadan önce, eksik olan, öğrenilmemiş konular saptanmalıdır.

IV. Öğrenci, öğrenmeden geçmemeyi ilke edinmelidir. Zaten bu da yavaş çalışmayı beraberinde getirir. www.sbeledioglu.com

V. Çalıştığı kaynaklar ve çalışmada kullandığı yöntem ona başarı getirmiyorsa, mutlaka yol ve yöntemi değiştirmelidir.

Çoğu zaman çalışma programlarında öğrenmenin yerini, konuların üzerinde göz gezdirme alır.

Aslında bu göz gezdirme, çalışma programlarının gizli bir yanından; “vicdan rahatlatma” özelliğinden de kaynaklanır. Yani öğrenci, öğrenmeyi düşünmeden, sadece çalışma görevini yerine getirerek, vicdanen rahatlamak ister.

Burada değerli rehber öğretmenlerimize, öğrencilere çalışma programından çok, öğrenme programları yapmaları ricasında bulunuyoruz. www.bonushoca.com

Değerli rehber öğretmenlerimiz, unutmayınız ki, bugünden sınava kadar olan zaman diliminde, öğrencisiyle, velisiyle, Türk eğitimi sizlere emanet.

Sağlıcakla kalınız.

TV ‘DEKİ PROGRAMIMIZI DOSTLARINIZLA BİRLİKTE İZLEMENİZ DİLEĞİYLE.

HOŞÇA KALINIZ.

 www.bonushoca.com

SÜLEYMAN BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir