ÖĞRENCİLER ŞİMDİ NE YAPMALI?

YGS bitti. Öğrenciler şimdi ne yapmalı? Bu sorular akıllara takılıyorsa demek ki her şey yolunda.

Çünkü YGS farklı, LYS farklı sınav. LYS’ye tıpkı YGS’ye çalışıldığı gibi çalışmak çok yanlıştır. Öncelikle bu konuda sizleri uyaralım.

YGS’den sonra bazı öğrenciler bana ulaşıp, “YGS kötü geçti, farklı alanın sorularına çalışabilir miyim?” diye danıştılar.

Hayır! Farklı alandan sınava hazırlanmak için bu iki ay çok geç. Ama seneye bunu planlarsan neden olmasın. Bu düşüncemi bana danışan her öğrenciye ilettim.

Özellikle sayısal öğrenciler, TM alanından son iki ayda rahat hazırlanıp başta Hukuk Fakülteleri olmak üzere bir çok fakülteyi rahatlıkla kazanabileceklerine inanıyorlar.

Oysa bugün sosyal derslere çalışmaya başlasalar, bu dersin çalışma yöntemlerine alışana kadar mayıs ayının ilk haftasına ulaşırlar. Geriye kalan bir ayda da konuları bitirip akılda tutma çalışmasını sağlıklı bir şekilde yapamazlar.

YGS’de bekledikleri netleri elde edemeyen bazı öğrenciler paniğe kapılarak hemen daha kolay zannettikleri farklı bir alana yöneliyorlar.

Böyle bir davranışının kökeninde özgüven azalması, acil başarı beklentisi ve yanlış yönlendirmenin rolü oldukça büyüktür.

Öğrencilerimizin şunu hiç unutmaması gerekmektedir:

Beyin bilgiyi zamana yayarak öğrenir. İki ayda beyne tıka basa edebiyat ve coğrafya doldurmak ezberdir. Ezber ise hemen unutulan bilgidir. Zaten ezberlenen bilginin aynısı sorulmadığı sürece, o ezber bilgiyle soru çözülemez.

Öğrenciler, YGS’ye hangi alandan hazırlandılarsa LYS’ye de o alandan girmelerinde fayda vardır. Yapmaları gereken birinci şey bu.

İkincisi ise, bilgileri birbirine bağlayarak ve anlamlandırarak derslerine çalışmaktır.

Unutmamak gerekir ki, parça parça ve birbirinden ilişkisiz bir şekilde akılda tutmaya çalıştığımız bilgiler, beynimizde tutunacak yer bulamaz ve çabuk unutulur. Çünkü bu tarz elde edilen bilgiler ezber niteliğindeki bilgilerdir.

Yapılması gereken üçüncü şey ise, konuları tekrar ederken, yapılan her tekrarda konunun ayrı bir özelliğine dikkat etmek, her okuyuşta o konuyla ilgili yeni bir şey keşfetmektir.

Öğrencilerin, adeta başka bir şey düşünerek dahi yaptıkları otomatiğe bağlanmış tekrarlar, beynin bilgiye karşı duyarsızlaşmasını sağlar.

Öğrenciler dördüncü kural olarak da şunu akıllarında tutmalı ve kesinlikle uygulamalıdırlar: Beyin, çalıştıktan sonra verilen molalarda öğrenir.

Biz buna öğrenme molası vermek diyoruz. Yani öğrencinin çalıştıktan sonraki, çalışmadığı, beynini serbest bıraktığı zaman aralığında gerçek öğrenme gerçekleşir.

Hiç dinlenmeden, aralıksız bir şekilde yapılan çalışmalar, unutmayı hızlandırmaktadır.

Öğrencilerin bunu dikkate alarak çalışmalarını planlarken mutlaka dinlenme, aktivite ve hobilere de zaman bırakmaları gerekiyor.

Sevgili öğrenciler, değerli veliler, yazılarımızı takip etmeye devam etmeniz umuduyla, hoşça kalınız, sevgiyle kalınız.

Süleyman BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir