Kural Tanımayan Çocuk*

Önemli bir olgu olarak çocuklarımızı sevgiyle büyütmeyi kuralsız büyütme olarak algıladığımızda ya da hoşgörüyü sınırsız sunduğumuzda çok büyük bir eğitim sorunu yarattığımızı bilmemiz gerekir.

İlköğretim birinci sınıfa başlayan çocuklarımızda sıklıkla karşılaşılan önemli eğitim problemlerinden birinin bu olduğunu gözlemliyoruz.

Ailelerin sevgiyle kuralsızlığı birbirine karıştırmaları, yapılan her davranışı onaylamaları, çocuğumuz okula başladığında aynı yaklaşımı öğretmeninden de beklemeleri ciddî sıkıntılara neden olmaktadır.

Sonuçta okul ve sınıf kendine özgü kuralları olan bir eğitim ortamıdır. Eğitimin başarıya ulaşması için çocuklarımızın ortama uyum sağlamaları, kurallara uymaları ve öğrenme sürecine gönüllü biçimde katılmaları gerekir.

Kural ve sınır tanımadan, yaptığı her hareketi çevresinden takdir gören çocuğumuzun bir gün kurallarla karşılaşacağını unutmamalıyız.

Bu durumda yetişen ve ilköğretime başlayan çocuklarımızın okul kurallarıyla karşılaştıklarında verdikleri tepki iki başlık altında incelenebilir.

Az sayıda da olsa çocuklarımızda kurallara karşı çıkma, direnme, kendi bildiği gibi davranma eğilimini görüyoruz. Ancak genel tablo içinde bu çocuklarımızın sayısı azdır.

Gözlemlediğimiz veriler, kuralları yasaklar olarak algılayan ve bir süre direndikten sonra kurallar karşısında sinen, pasifleşen çocuklarımızın sayısının daha fazla olduğudur. Bu konuyu bir sonraki bölümde ele alacağız.

Kural tanımama eğilimindeki çocuklarımızın kontrol edilmesi, sınıf içinde yapılan çalışmalara ilgi duyması ve etkin katılımının sağlanması konusunda güçlükler yaşanır. Genellikle çok hareketlidirler. Hareketleri kontrol altına alındığında ise konuşma ve beden dili ile çevresindeki arkadaşlarını etkilemeye devam ederler. Bu çocuklarımız kendileri ile birlikte yakınında oturan arkadaşlarının da dikkatini ve ilgisini dağıtıcı davranışlar içindedirler.

Bu dönemde ailelerin çocuklarındaki bu tepkisel yaklaşımı özgüven olarak yorumlamaları ve gizliden de olsa çocuğumuzun davranışlarını onaylıyor olduklarını hissettirmeleri kontrolü daha da zorlaştırmaktadır.

Bu durumdaki çocuğumuz artık kural tanımamaktadır. Sınıflarımızdaki “yaramaz çocuk” tipi ortaya çıkmıştır. Dersleri sağlıklı izlememekte ve katılmamaktadır. Verilen çalışmaları yapmamaktadır. Görev ve sorumluluk almaktan kaçınmakta, verilen görev ve sorumluluklarını yerine getirmemektedir. Sınıfta ve okulda kavgacı, uyumsuz bir tablo sergilemektedir. Her konuda ve olayda tartışmasız kendini haklı görmektedir. Kendisini sınırlayan okula, okul kurallarını uygulayan öğretmenine karşı tepkilidir.

Bu durumda olabilecek en kötü şey ise ailenin hâlâ çocuğumuzun arkasında duruyor olmasıdır.

 —————————————————–

*Hidayet BELEDİOĞLU’nun “Anneler Çocuğunuza Matematiği Nasıl Kolay Öğretebilirsiniz” adlı kitabından kısa bir alıntı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir