HEDEF HİYERARŞİSİ

Hedef hiyerarşisi, birden çok ve basamaklı hedef koymaktır kendimize.

Büyük bir hedefe odaklanıp, ikinci bir hedefle rahatlamak gerekir.

Beynimiz böyle çalışır. Beynimiz çalışmalarının boşa gitmediğini, kullanılsa da kullanılmasa da bir işe yarayacağını görmelidir.

İnanmayan beyin öğrenemez. Beynimiz bu eğitimle, bu ve daha üst bir çalışma ile hedeflerinin en büyük olanına ulaşabileceğine inanmalıdır. Ama bir yanda da “eğer bir aksilik olur da ulaşamazsam, elde ettiğim bilgilerimle başka bir hedefim kesin gerçekleşir” diye düşünebilmelidir.

Öğrenciyi bir hedefe çakmak, o hedeften başka bir hedef yokmuş gibi düşündürmek, çok yüksek düzeyli bir korku ve algı, anlama daralmasına yol açar.

Hedef, keşfedici zekayı ve problem çözme yetisini geliştirir. Çünkü hedefe ulaşma arzusu, beynimizin tam kapasite ile çalışmasına ve karşısına çıkan engelleri aşmak için sürekli stratejiler geliştirmesine neden olur

Bütün bunların olabilmesinin en temel koşulu, hedefin öğrencinin iç dünyasından gelen hayallerinin, rüyalarının ürünü olmasıdır.

KEŞİF İNSANI OLMAK

Keşif insanlarına yakıştırılan, dahi olmak, çılgın olmak, azimli olmak ve tuhaf biri olmak yakıştırmaları hep keşif insanlarının sıra dışı oluşu ile ilgilidir.

Bu insanlar herkesin baktığı yerden, herkesin baktığı yöne bakmaz ve asla herkesin gördüğü gibi görmezler.

Bu insanların en büyük özelliklerinden biri de Allah vergisi yetenekleri olduğuna inanmazlar ve bunu da inkar ederler.

Başarılarını hedefe ulaşmak için verdikleri mücadeleye, çalışmaya ve motivasyona bağlarlar.

Benim başarımda %99 alın teri, %1 zekamın payı var diyen Edison da böyle, 18 yaşında okuma yazmayı bilmeyen demir yolunun mucidi Stephenson da…

Bu insanlar çalıştığını saklayan, az çalışarak çok şey elde ettim diyen insanlardan çok farklı olarak, daima çok çalışarak, zorlanarak, yorularak başardıklarını söylerler.

Çünkü bu insanlar başarıda hedefin, hedefe ulaşmada çok ve vazgeçmeden çalışmanın rolünü çok iyi bilirler.

HEDEFE ULAŞMAK İÇİN HEDEFE KENDİNİ ADAMALISIN

Öğrencilere yaptığım seminer ve söyleşilerde hep onlara şu soruyu sorarım:

“Ödeviniz var. Çok sevdiğiniz takımın maçı ya da çok sevdiğiniz bir dizi var. Ödev için bunlardan hiç düşünmeden vazgeçer misiniz?”

Eğer bu soruya hiç tereddüt etmeden rahat bir yüz ifadesi ile “evet” yanıtı veriliyorsa işte o zaman hedefe kendini adamak ve hedef uğruna hiçbir şeyi görmemek hali ortaya çıkmış demektir.

Ancak, öğrenci hafif düşünerek kararsız ve inandırıcı olmayan bir ses tonu ve yüz ifadesi ile “evet” demiş ise, o zaman hedefe kendini adama halinin ortaya çıkmadığını ve düşük enerjili bir çalışma durumunda olunduğu anlaşılır.

İHTİYAÇLARIN KARŞILANMASI ÖĞRENMEYİ HIZLANDIRIR

Eğitim bilimci Maslow, keşif insanı olmak için temel ihtiyaçların karşılanmış olması gerekliliğinden söz eder.

Aileler, aktivite, hobi ve iletişimin temel ihtiyaç olarak ortaya çıktığı ve ergenlik dönemini yaşayan ve bu nedenle de yukarıdaki temel ihtiyaçlarının karşılanması acil hale gelen çocuklarını, eğer daha çok ders çalıştırma adına, belirli bir alana hapsederlerse, hiç de başarılı bir sonuç elde edemeyeceklerdir.

Öğrencinin aktivitesi, hobilerine ayırdığı zaman, arkadaşları ve ailesi ile geçirdiği zaman iyi planlanırsa, ders çalışma ve öğrenmesi de daha kolay olacaktır.

Hoşça kalınız…

Süleyman Beledioğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir