DİKKAT EKSİKLİĞİ ÖZGÜVEN SORUNU YARATIR

Her şey özgüven kaybına yol açabilir.

Ama her şey özgüveni arttırıcı bir etkiye sahip olamaz.

Bu ilk bakışta kazanmanın zor olduğu özgüvenin, kaybedilmesinin oldukça kolay olduğu anlamına gelir.

İlk bakışta diyorum, çünkü doğru ve zamana yayılarak oluşturulmuş olan özgüven, insan psikolojisine sımsıkı yapışır. Bilinçli ve sağlam verilerle donatılırsa, zorda kaldığımız her yerde “kendine güvenmelisin, sen bunu başarabilirsin” diye mırıldamamıza hiç gerek kalmaz.

Bu şekilde oluşturulmuş bir özgüven sayesinde kendime güvenmeliyim, hissine hiç kapılmadan ve de farkında olmadan kendinize güven duyabilirsiniz. İşte bu da gerçek anlamda bir özgüven olur.

Çocuk yetişkinlerin olduğu bir dünyaya doğar. Çocuk önüne çıkan ödevleri yetişkinler gibi yapacağına inanmaz. Eğitimciler tam bu durumda yanlış davranır. Çocuktan gereğinden fazla şey istemek, onu zaten içinde var olan hiçlik duygusu ile daha bir yakından yüzyüze getirir.(1)

Özellikle günümüz Türkiye’sinde, hem aileler hem de eğitimciler çocuğa ulaşamayacağı bir hedef koyup, ona ağır programlar yükleyip, bunları gerçekleştirmesini istemektedirler.

Böyle bir durum çocuğun psikolojisinde adeta çocuğa hiçbir zaman kaldıramayacağı ağırlıktaki kum torbalarını ona taşıtmaya kalkışmaktan farksız bir etki yaratır.

Oysa çocuğun ne kasları, ne boyu, ne de performansı bu kum torbalarını kaldırmaya uygundur.

Aynı şekilde bir odaya kapatılan ve önüne devasa bir hedef konan öğrenci de hedefi ve bu hedefi koyanı düşmanca duygularla karşılamaya başlar.

Sonuçta bu düşmanlık duygusu, aileye, eğitimciye, yöneticilere, toplumsal kurallara kadar yayılır.

Aslında bu, özgüven kaybının, düşmanca duygularla gizlenmeye çalışılmasından başka bir şey değildir. Daha başka psikolojik sorunlara da yol açabilecek bir durumdur.

Yazımızın başında “her şey” özgüven kaybına yol açabilir, demiştik. Burada bu “her şeyi” biraz olsun açıklamak ve üzerinde durmak gerekliliğini düşünüyorum.

Örneğin “dikkat eksikliği” tanısı, ilgili uzmanlar tarafından konulmuş olan bir öğrenciye, sadece dikkat eksikliği tedavisi uygulanması çok yanlış olacaktır.

Çünkü, çocuk dikkat eksikliğini yoğun olarak yaşadığı öğrencilik anlarında, anlatılanı anlayamama, notlarının düşük olması, başarısız gözükme, arkadaşlarından daha geride olduğunu düşünme, gelecek ve güvenlik kaygısına girme gibi bir duruma da sürüklenecektir.

Burada işaret etmek istediğimiz sorun; dikkat eksikliği, dikkat eksikliğidir ve başka bir şey değildir dememin çok yanlış bir uygulama olduğudur.

Çünkü dikkat eksikliğini yaşayan çocuklar, yukarıdaki sorunları mutlaka yaşayacaklardır. Bu nedenle onlara özgüven kazandırıcı somut uygulamalarda da bulunmak gerekmektedir.

Burada sadece dikkat eksikliğini örneklendirdik ama, stresli olmak, motivasyon sorunu yaşadığını düşünmek, öğrencilikte istenilen hızda gelişme kaydedememek, unutkanlık gibi daha bir çok problem temel olarak özgüven kaybına yol açmaktadır.

Hoşça kalınız, güvenle kalınız.

————————————–

(1) Alfred Adler, İnsanı Tanıma Sanatı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir