BU SINAVI YÜREĞİMİZLE KAZANACAĞIZ

Ülke genelinde verdiğim “AMAÇSAL MOTİVASYON” konferanslarının bitiminde öğrencilere hep birlikte okutulan başarı andı şu kelimelerden oluşuyor.

“Bu sınavı

Azmimizle

Çalışmamızla

Yüreğimizle

Başaracağız

Kazanacağız

ve

Üniversiteli Olacağız!”

Bu andın okunması sırasında sürekli olarak iki kelime çok coşkulu ve büyük bir inançla söyleniyor. “Yüreğimizle kazanacağız” ve “Üniversiteli olacağız”.

Bu bana şunu gösteriyordu, amaçsal motivasyon konferanslarımız amacına ulaşıyordu. Çünkü “yüreğimizle kazanacağız” coşkusu amaçsal motivasyonun en temel kuralını “sadece elinizde olanlarla bir şeyi başarabilme isteği ve inancına” ulaşıldığını gösteriyordu.

Sadece elimizde olanlarla hedefe ulaşmak ve başarılı olmak ne demek?

Bunu bir öğrencinin sahip olduğu değerler açısından ele alacak olursak şöyle bir tanımlama ile karşılaşırız:

“Sahip olduğu bilgi düzeyini iyi kullanarak, aşırı bir dikkat ve konsantrasyon ortaya koyarak, motivasyon dinamiklerinin yetersizliği yüzünden kaçırılan soruları da doğru yapıp, bu sınavı kazanacak seviyeye yükselmektir.”

Peki motivasyon ve konsantrasyonunun yetersiz olmasından dolayı öğrenci sınav anında hangi tür hataları yapar? Bunlar;

– İşlem hatası

– Okuma hatası

– Dikkat dağınıklığı hatası

– Algılama yetersizliği hatası

– Panik kökenli hata

– Stres kaynaklı hata

Yaptığım araştırmalarda yeterli seviyede motivasyon ve konsantrasyonla, girilmeyen sınavda ortalama olarak şu hatalar yapılmaktadır:

i)    İşlem hatasından                3 soru,

ii)   Okuma hatasından             3 soru,

iii)  Dikkat dağınıklından            4 soru,

iv)  Algılama yetersizliğinden     5 soru,

v)   Panik kökenli nedenlerden  4 soru,

vi)  Stres kaynaklı nedenden     3 soru.

Yani yeterli bir motivasyon ve konsantrasyonla girilmeyen sınavlarda öğrenci ortalama yirmi iki soruyu yanlış yapıyor. Bu sorular, bilgi yetersizliğinden değil, öğrencinin yaşadığı “öğrencilik motivasyonunun” iyi oluşturulamamasından kaynaklanmaktadır.

Görüldüğü gibi, hedefine ulaşma konusunda motivasyonunu en olgun seviyeye ulaştıran öğrenci, olası olarak yapacağı 22 yanlışı yapmayıp, bunu 22 net daha fazla yapmaya dönüştürebilir.

Bu, motivasyon yetersizliğine dayalı hatalar 20 de olabilir, 40 da olabilir, 10, 5, 3 gibi rakamlara da gerileyebilir.

Öğrenciler genellikle, “çok çalışıyorum, her şeyi biliyorum ama yine de yanlışım çok çıkıyor” yakınmasını sık sık yaparlar. Eğer öğrenci bilgi ve temel eğitim açığından dolayı bu hataları yapmıyorsa, o zaman geriye, iyi bir öğrencilik motivasyonun oluşturulamamasından kaynaklanan hatalar kalıyor.

PEKİ ÖĞRENCİLİK MOTİVASYONUMUZU NASIL ARTTIRACAĞIZ?

Öncelikle içinde bulunduğumuz zaman diliminden itibaren sınava kadar geçen sürede yapacağımız her “bir saatlik” çalışmanın “tek bir soru” daha fazla yapmamıza neden olabileceğini, yarınki çalışmamızla bir net daha, sonraki gün iki net daha ve diğer saatler ve günlerde bu birer birer artacak olan netlerimizle bu sınavın kazanılacağını daha önce kazananların da böyle kazandığını bilmemiz ve ona göre davranmamız gerekir.

Yani son yirmi günde isterseniz 10 net, daha çok isterseniz 15 net, büyük bir inançla kaleme kitaba sarılırsanız 20 net, 25 net belki de 30 net artışınız olabilir.

Bu artış sizin moral ve motivasyonunuzu artıracağı için, motivasyon yetersizliğinden kaynaklanan hataları da yapmayacak ve bir anda bu sınavı yüzde yüz kazanacak seviyeye geleceksiniz.

Bir de şunu hiç unutmayınız ki, gerçek sınav sorularının, konusu ve soru şekli, size sınav anında çok büyük bir üstünlük sağlayabilir. Ancak bu avantajı algılayabilmek için, mutlaka motivasyonunuzun ve kazanma inancınızın yeterli seviyede olması gerekir.

Ancak sınava, ben başaramam düşüncesi ile girerseniz, soruların size sağladığı avantajı göremez ve bunları zor sorularmış gibi algılarsınız. O nedenle sınav sabahı kalktığınızda bu sınavı “yüreğinizle kazanacağınızı” düşünmelisiniz.

Sevgili öğrencilerim, bu hesaplar binlerce öğrenci üzerinde yaptığım anket, söyleşi, gözlem ve araştırmanın sonucunda ortaya çıkan ve tam 17 yıl süren bir bilimsel çalışmanın sonucunda elde edilmiştir.

Sevgili gençler, siz yıllardır öğrencisiniz. Bulunduğunuz sınıflarda başarılı olduğunuz için bir üst sınıfa geçe geçe bugünlere geldiniz. Şimdi size daha önce başarılı olduğunuz konulardan soruların geldiği bir sınav daha yapılıyor. Eğer siz bu sınavı başaracağınıza yüreğinizle inanırsanız, sınava bu inanç ve motivasyonla girerseniz kesin başarırsınız. Buna inanınız.

Hoşça kalınız.

SÜLEYMAN BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir