BİREY OLAN SİZ ve ÖĞRENCİ OLAN SİZ

ÖSS öğrencisi Mine geldi ve bana şunları anlattı. “Hocam, bu yıl kazanamazsam önümüzdeki yıl dersaneye gidemeyeceğimi düşünüyorum hep. Diğer yandan bir duygusal arkadaşlığım oldu. Ailem bunu öğrendi. Eğer başarılı olamazsam, biliyorum ki bu başarısızlığı arkadaşlık ilişkime bağlayacaklar. Oysa ben onu bitirdim zaten. Herkes beni suçlayacak. Bunları düşündükçe moralim bozuluyor ve derslerden daha çok uzaklaşıyorum.

Burada konuşan birey Mine’ydi. Çünkü dile getirdiği sorunlar tamamen Mine’nin kişilik özellikleri ile ilgili olup, bunların hiç biri öğrencilik kuralları içinde ele alınacak sorunlar değildir. Bunlar günlük yaşamın içinden gelen ve öğrencilikle ilgili olmayan şeylerdi.

Eğer Mine bana birey olarak değil de “Öğrenci Mine” olarak gelseydi ve bir sorun iletseydi, muhtemelen şunları söyleyecekti. “Hocam, bugünlerde netlerim çok düştü. Oysa çalışmalarımı sürdürüyorum. Netlerimi böyle düşük gördükçe, başaramayacağımı düşünmeye başladım. Matematikten çok eksiğim olduğunu düşünüyorum. Bu eksikleri kapatabilir miyim acaba? Bulunduğum seviye kazanmama yetecek mi dersiniz? …”

Buradaki Mine’ye dikkat ederseniz, sadece öğrenci olarak konuşuyor. Dile getirdiği şeyler ise sadece öğrenci olan kişiler için sorun olabilecek şeylerdir.

Eğer bir öğrenci, böyle hayatın içinden gelen sorunlara takılıyor ve kafasını bunlarla meşgul ediyorsa, onun içindeki “birey” ön plana çıkmış demektir. Çünkü birey salt bir rolü olmayan çok doğal bir halde, olmak durumudur. Birey her türlü sorunu anında alır. Çünkü bu sorunları öteleyecek bir role sahip değildir. Bu nedenle birey özgürdür, birey plan ve program yapmaz, birey içinden geldiği gibi davranır. Birey “bugün gerçek yarın olası” felsefesi ile yaşamaya devam eder. Çünkü birey içinde bulunduğu anı yaşar. İçinde bulunduğu anın, karşısına çıkan sorunlarını da mutluluğunu da yaşamaya yatkındır.

Oysa “Birey Mine”den “Öğrenci Mine”ye geçilmesi ile birlikte, bireyin yerini öğrenci almış olur. Bu da öğrenci olmanın bütün kurallarının işlemeye başladığı bir durumu beraberinde getirir.

Öğrenci gibi düşünen Mine, öğrenci gibi yaşamaya ve sadece öğrencilik dünyasında ortaya çıkan sorunları fark etmeye başlar. Onu üzen sadece bir öğrenci olarak uğradığı başarısızlıklar olabilir.

ÖSS olsun OKS olsun, böyle genel sınavlarda başarılı olmak için özellikle son bir ay her yerde öğrenci rolü ile ortaya çıkmak ve dışarıdan gelen ve de birey olarak çok önemli olan sorunların etkisinde kalmamak gerekir. Öğrenci kimliğinizi daima baskın tutmak için çaba sarfediniz. Birey kimliğinde kaldığınız sürece, öğrenciliğin kurallarına, planlı olmaya, çalışmaya, asla uyum sağlayamazsınız.

Bugünlerde akla takılan her bireysel soruna, anında bir konu çalışarak yanıt vermek ve bireyi değil öğrenciliği öne çıkartmak gerekir. Hayalleri olan hedefler koymak ve bunu sürekli canlı tutmak gerekir.

Bir şeyler öğrenmek, kendini geliştirmek kesinlikle zararlı olan bir şey değildir. Bireysel sorunları, öğrencilik değerleri ile bastırmaktan dolayı kişi asla zarar görmez. Gelecekte birey olmakla, öğrenci olmayı dengeleyebilirsiniz. Ancak, ülkemize özel bu sınavın sonuna kadar. Siz, siz olun daha çok öğrenci olun.

Aslında motivasyonu ve buna bağlı olarak da konsantrasyonunu bozan öğrencinin, adeta, öğrencilik bağışıklık sistemi zayıflar ve dışarıdan gelen ve öğrenciliği yok etmeye çalışan bireysel problemler kafayı sürekli meşgul eder.

Öğrenciyi dış dünyadaki olumsuz olaylara karşı koruyan motivasyon ve konsantrasyonun zayıflaması, onun her olaydan etkilenmeye başlamasına yol açar. Tıpkı mikrobun bağışıklık sistemi zayıf olanların vücudunu daha kolay etkilemesi gibi bir şeydir bu.

Öğrencilerin bu son bir ay içerisinde hep öğrenci olma mücadelesini vermeleri onların başarısı açısından oldukça önemlidir.

Ve bu bir ay içerisinde “birey olan siz” ile “öğrenci olan siz” arasında bir mücadele olacaktır. Eğer içinizdeki birey baskın çıkarsa, daha çok gezme, daha çok sosyal faaliyet, daha çok sohbet, daha çok olur olmaz konulara kafa takma durumunda olacaksınız.

Ama, içinizdeki öğrenci baskın çıkarsa, daha çok çalışma, hedeflerinizle ilgili daha çok hayal kurma, daha çok planlı ve programlı olma yolunu seçeceksiniz demektir.

Sınava kadar daha çok öğrenci olmanız ve hayallerinizin ötesinde başarılı olmanız dileğiyle.

Hoşça kalınız.

SÜLEYMAN BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir