Beynimiz Bilgi ile nefes alır Düşünce ile nefes verir

Süleyman BELEDİOĞLU

Gözlerinden bilgi almaya alışmamış olanlar, kulaklarından da bilgi almayı başaramaz.

Kitap okumayan iyi ve etkili bir dinleyici olamaz. Oysa kitap okuyarak, organize edilmiş bilgileri gözden alma alışkanlığı edinenler, ders gibi sistematik bilgileri kulaktan almayı da başarırlar.

Dinleme becerilerinin düşük olması, sadece öğrencilerin değil, bütün insanların sorunu çağımızda.

Dersi dinleyemeyen öğrencinin başı ders notları ile derde girerken, hayatın içindeki insanların dinleme becerilerinin düşük olması ise, hayatla başlarını derde sokar.

Yapılan araştırmalar, günümüzde insanların dinlemekten çok, konuşmayı tercih ettiğini ve ikili diyaloglarda nezaketen dinleme pozu verdiklerini gösteriyor.

Dinlemeyi bilmemek, iyi ve güçlü bir beyne sahip olunmadığının en büyük göstergesidir.

Beynimiz okuma (bilgi) ile nefes alır, düşünce ile nefes verir.

Yani beynimizin solunum sistemi bilgi ve düşünceden oluşur.

Bütün bilgi ve düşüncelerimiz ise okuduklarımız ve dinlediklerimizden ibarettir büyük ölçüde.

Bu nedenle beyin yöneldiği bilgiye ulaşamaz ise, nefes almak için hemen başka bilgiler aramaya koyulur.

Okuduğumuz bir metni (soruyu) ya da dinlediğimiz bir konuşmayı (dersi) anlama hızımız yavaş olursa, aklımız başka düşüncelere kayar.

Bu durum öğrenciler arasında “soru çözerken aklıma başka şeyler geliyor” şeklinde dile getirilir. Aslında bu beynimizin bilgi üzerinden nefes almaya çalışmasından başka bir şey değildir.

Bir başka açıdan baktığımızda öğrencilerin yaşadığı bu durum okudukları o sorunun konusu ile ilgili anlama hızlarının yavaş olmasıdır. Bu da öğrencinin o konuya daha iyi çalışması gerektiği anlamına gelmektedir.

Ne yazık ki öğrenciler, bunu yaygın bir dikkat sorunu olarak kabul ediyor ve eksiklerini kapama yoluna gitmiyorlar.

Elbette ki bu durum, anlama hızımızın yavaş olması nedeniyle beyni­mizin bizi beklemeyip nefes verme arayışına devam etmesinden kaynaklanmaktadır.

Beynimiz için temel kural, onu bilgi ve düşüncesiz bırakmamaktır. Beyni bilgi ve düşünceyle beslemenin en iyi yolu ise kitap okumak ve okuduklarımızı anlamaya çalışmaktır.

Kitap okudukça kavram dağarcığımız artarken, kavrama kapasitemiz de artar. Diğer yandan da dinleme ve anlama düzenimiz yükselir. Problemlerle baş etme becerimiz gelişir.

Hayatta başarıyı yakalamanın temel kriterlerinden biri; karşımızdakini anlayarak, ilgiyle dinleyebilme becerilerine sahip olmaktır.

İyi insan olmanın ölçütlerinden olan empati kurabilme, iyi ve nitelikli bir dinleyici olmayı zorunlu kılar. Kişiler birbirini anlayabilmek ve sağlıklı bir empati kurabilmek için, önce dinlemeyi öğrenmeliler.

Günümüzde empatiye artık kazılarda rastlanır oldu. Kitap okuyana da aslında…

Lütfen siz okuyun!

www.bonushoca.com

instagram/bonushoca

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir