ASIL SEN BAŞARISIZSIN

Toplumumuzda tencerenin rengi ile ilgili tartışmalar adeta bir özdeyiş olmuş.

Tabi ki, özdeyişler yerleşmiş anlayışların ifadesidir aslında. Demek ki, çoğunlukla kendi hatamızdan daha çok başkalarının hatalarını görme eğilimimiz baskındır.

Hata yaptığımız ya da bir şeyleri tam anlamı ile başaramadığımız zamanlarda, hemen asıl hatalıyı ve asıl başarısızı aramaya koyuluruz.

YAKTI BİZİ HAKEM

Biz çocukluk ve ilk gençlik yıllarımızda Avrupa’da yenilen takımlarımız için hep şu şarkıyı söyledik: “Yaktı bizi hakem. Ah hakem taraf tutmasaydı görün neler olurdu?”

Ancak kendimize yönelik hiçbir eleştiri yapmadan, hatalarımızı görmeden, yıllar böyle geçti gitti.

1980’li yılların sonlarına doğru, bazı spor yazarları çıktı “Hayır hakem falan hatalı değil. Biz oynayamadık, biz iyi değildik.” demeye başladı. Bu yazarlar gelişen Türk sporunun öncüsüydü adeta.

Bunlar, tencere tartışmasını bırakıp, herkesin kendisine bakması gerektiğini vurguluyorlardı.

HAYIR BEN DEĞİL, SEN

Bir kişiye olumsuz bir özelliğini söylersek bazen o kişi, hemen “hayır asıl sen bu konuda çok yetersizsin” diye savunmaya geçer.

Aynı durumda başka bir kişi karşısındakini kötülemez, onun eksiğini dile getirmez. Sadece kendisinin bu konuda iyi olduğunu söyler.

Başkalarını kötülemeden, onların bir eksiğini dile getirmeden, kendi iyi özelliklerini ortaya koyanlar, iyilerin iyisi olmak gibi bir yaşam felsefesini benimsemiş olan kişilerdir.

Ama, kendi hatasını, başkalarının daha büyük hataları ile kapatmaya çalışanlar ise, kötülerin iyisi olmaya çalışmaktadır.

Genel olarak içsel insanlar başkalarının eksiği ile tatmin olmazlar.

Onlar mutlaka kendileri iyi ve başarılı oldukları durumlarda mutlu olur ve yaşamdan haz alırlar.

Dışsal insanlar ise, kendisinden çok çevreye bakarlar. Çevresindekiler kendisinden kötü durumda ise, rahatlarlar.

Bu durum, onun bunun kötülüğünü isteyen insan psikolojisinden farklı bir şeydir. Sadece göreceli bir iyilik hali ve başarılı olma anlayışıdır.

Hoşça kalınız.

Süleyman BELEDİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir