ANLAMLI ÖĞRENME

Beynimizin anlam arayışı doğuştan gelen bir özelliktir. Baktığımız, dokunduğumuz, hedeflediğimiz ya da okuduğumuz her şeyde beynimiz kendiliğinden anlam arayışına girer.

Eğer bir anlam bulamazsa dikkatini o uyaran (bilgi) üzerinden alıp, başka uyaranlara (bilgilere) yöneltir.

Bu durum özellikle çocukları okul çağındaki ailelerin “çocuk dikkatini hiçbir şeye veremiyor” tarzında yakınmalarına neden olur.

Bu yakınmaların kronik hal alması durumunda da aileler çocuklarında dikkat eksikliği olduğunu ileri sürerek bir psikiyatra başvuruyorlar. Bu süreç bir yığın yanlışın da zincirleme olarak başlamasına neden oluyor.

Beynimiz günlük yaşamda da akademik öğrenmelerin gerçekleştiği okul ortamında da anlamlı bulduğu bilgilere yüksek düzeyde odaklanır ve hiçbir dikkat sorunu yaşamayız.

Bilgilerin kalıcı ve kullanılabilir şekilde öğrenilebilmesi için şu esaslara mutlaka dikkat edilmelidir:

• Bilgiler bizim için anlamlı olacak. Yani bize kısa ve orta vadede bir yarar sağlayacak nitelikleri taşıyacak.

• Bilgiler birbirleri ile ilişkili bir şekilde ve bir düzen içerisinde öğrenilecek. Öğrenilen bir bilginin hangi konularla ilişkisinin olduğu ve hangi konularla farklılıklarının olduğu göz önünde tutulacak.

• Bilgi beyne çeşitli çağrışım kodları ile kaydedilmeli. Her bilginin günlük yaşamdaki kullanımı veya öğrenildiği koşullara dikkat edilmeli. Çünkü o bilgiyi hatırlarken bunlara ihtiyacımız olacak.

• Bilgileri kaydederken, mutlaka onları görselleştirerek kaydetmeliyiz. Bunu, bilgileri kendi el yazımızla yazma yoluyla da yapabiliriz, o bilgi ile ilgili çeşitli somut malzemeleri kullanarak da.

• Bilgileri bilinçli bir dikkat seviyesi oluşturarak kaydetmeye çalışmalıyız. Bilinçli dikkatin oluşmasında, o derse çalışarak gitmenin çok büyük bir katkısı olacaktır.

Öğrencilerin, dinledikleri dersi ya da okudukları bir kitabı hafızalarına güçlü bir şekilde kaydetmeleri için bilgiye anlam yüklemeleri gerekir demiştik. Bunu başarmak için de; iç dünyaları ve hayallerinden gelen, erişilebilir bir hedeflerinin olması şarttır.

Yani “hedef” öğrendiğimiz konulara anlam katar ve onların güçlü bir şekilde aklımıza yerleşmesine neden olur.

Bilgiyi anlamlı hale getiren diğer bir etken de yaşamdaki kullanma alanlarının bilinmesidir. Bu durum özellikle matematik gibi soyut gözüken derslerin anlaşılabilmesi için zorunludur.

Matematik en basit konusundan en zor konusuna kadar, yaşamda kullanılan bilgilerden oluşur. Örneğin, türev; kullandığımız bütün ürünlerin üretiminde işe yarar. Petrolden, sentetik ürünler (plastik malzemeler, kumaş vs.) elde etmek türev sayesinde mümkün olur. İntegral, farklılıkları birleştirme ve düzenlemede kullanılır. Yani integral, var olanı değiştirmede işe yarar. Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür.

Sonuç olarak, bizim için anlamlı olanı hiç unutmayız. Dün yediğimiz yemeği unuturuz da, geçen yıl doğum günü, evlenme yıldönümü gibi günlerdeki yediklerimizden, giydiklerimize ve konuştuklarımıza kadar hiçbir şeyi unutmayız. Neden? Çünkü bütün bunlar anlam yüklediğimiz bilgilerdir.

Sağlıcakla kalınız.

Süleyman BELEDİOĞLU

www.bonushoca.com

www.facebook.com/suleymanbeledioglu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir