2013 – AİLELERİN VE ÖĞRENCİLERİN TERCİH PSİKOLOJİSİ

TERCİH PSİKOLOJİSİ

Tercih psikolojisinin üç rengi vardır.

1. Hazırlık aşamasında Pembe

Tercih sınır konulmadan hayallerin peşinden gider.

2. Sınavlar bitince Siyah-Beyaz

Tekrar sınava girerim ile tutar herhalde arasında gidip gelen duygular

3. Sonuçlar açıklanınca Yeşil

Neresi tutarsa orayı yazıp gitmeliyim

4. Tercihlerin sonuna doğru Pembe

Hayallerim için seneye girmeliyim

5. Ek kontenjanlarda Yeşil

Neresi tutarsa gitmeliyim

TERCİH KAYGISI

Seçeneğiniz çok ise aslında seçeneksizsiniz demektir.

Henry David, herkesin bir trompetçisi vardır.

İçsel hedeften dairesel olarak uzaklaşırız.

Aslında istediğimiz şeye uzanma konusunda baskı altında kalıyorsak isteklerimizle başbaşa değiliz demektir.

İstediğimiz şeyi seçmenin bize kaybedeceklerimizi düşündürmesi kaygılarımızdan kaynaklanır.

– Çevremiz tatmin olur mu?

– Maddi sorun yaşar mıyım?

– Takdir görür müyüm?

– Kendimi kabul ettirebilir miyim?

Oysa elde ettiğimiz şey aslında istediğimiz şey ise kaygı ve onun yol açtığı duygular hızla sönmeye başlar.

Kaygıya kapılan tercih kampüsten dönüyor.

– Her 100 üniversite öğrencisinden 27’si tekrar sınava giriyor.

– Buna hareketsiz hoşnutsuzları da eklersek bu oran %60’ları bulur.

TERCİH ROTASININ BELİRLENMESİNDE

– Ailelerin maddi gelecek ve güvence hesabı çok etkili olmaktadır.

– Ailelerin iki temel refleksi:

1) Çocuğun güvenliği

2) Çocuğun doyması

– Güvenlik kaygısı eve yakın üniversiteye kayıt yaptırmaya neden oluyor. Bu da istenmeyen bölümü seçmek demektir.

BİR MESLEĞE YÖNELİK İLGİ PSİKOLOJİK OLABİLİR

Mesleğe ilgi bazen aile ve çevre gibi dış koşulların etkisi ile ortaya çıkar.

Öğrenci “sosyal kanıt” ilkesi gereğince, herkes istediği için o mesleğe yöneliyor olabilir.

Takdir kazanmak için yöneliyor olabilirç

Nere Tutarsa Yaz!

Boşver Seneye Gir!

Bu iki tepkiyi de gösteren aile ve öğrencilerin bu davranışlarını iyi analiz etmelerini öneriyorum.

“Nere tutarsa yaz” anlayışı da kendi içinde “Boşver seneye gir” anlayışını taşıyor. Çünkü istemediği yere giren öğrenciler zaten seneye tekrar giriyor.

TERCİH YAPMAYIP SENEYE TEKRAR DENEYECEK ÖĞRENCİLERE ÖNERİLER

Hep aynı şeyi yaparsan hep aynı sonucu alırsınız.

Sadece kendine gvenerek sınava tekrar girmeyi dene.

Değişik dershane, değişik öğretmenin sana katkısı işe yarar düzeyde olmaz.

TERCİH ESNASINDA YAŞANAN DUYGULANIM BOZUKLUĞU

Tercih döneminde öğrencinin duyguları uçlarda seyretmeye başlayabilir.

– Ya sıralamasından çok yüksek tercihler yapar (düşük ve yakın yazmaz).

– Ya da çok düşük tercihlerden oluşan bir liste hazırlar.

Peki neden?

Yüksek tercih yaparak kendisini çevresine ve kendisine ispat etmek ister.

Düşük tercih yapması, özgüven ve özsaygı sorunu yaşadığını gösterir.

TERCİH DÖNEMİNDE KARAR VERMEDE ZORLANAN ÖĞRENCİLER

Özgüven (kişisel) sorunu

Kararsızlığa yol açar. (Gelecek kaygısı – okulu bitirme, iş bulma vs. Gibi)

Akademik özgüven sorunu

Tutmazsa seneye kazanamam.

Özsaygı sorunu

En iyiyi kendisine layık görmeme.

Bu öğrencilerin tercihin tamamını meslek ve üniversite seçimi açısından uzmana bırakırlar.

TERCİH YAPAN UZMANIN İŞLEVİ

1. Üniversite seçimi konusunda rehberlik

2. Meslekler hakkında rehberlik

3. Tercih sıralaması konusunda rehberlik etmelidir.

TERCİH LİSTESİNİ TESLİM ETMEYİ SON ÜÇ GÜNE BIRAKINIZ

Gözlemlerimiz artıyor

Eğilimler ve yığılmalar ortaya çıkıyor

Uzmanların deneyimi artıyor

Yeni verilere ulaşılıyor.

Sıralamada TERSİNE ETKİ

Kontenjandaki yüksek artış o bölümün sıralamasını yükseltebiliyor.

Kontenjanlardaki düşüş ise sıralamayı yükseltiyor.

Gönlünüzdeki tercihe yerleşebilmeniz dileği ile…

Hoşça kalınız.

Süleyman Beledioğlu

www.bonushoca.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir